Kayıtlar

BARIŞIN ADI:DEMOKRATİK DEĞER Mİ, TAKTİKSEL GÜNDEM Mİ?

  Son yıllarda Türkiye’de “toplumsal barış” söylemi, siyasal ve ekonomik gündemin merkezine yerleşti. Ancak bu söylemin ardında demokratik değerler mi yatıyor, yoksa kısa vadeli taktiksel ihtiyaçlar mı? Demokratik barış; katılım, eşit temsil ve ifade özgürlüğü gibi ilkelere dayanır. Bu değerler, toplumun farklı kesimlerinin kendini sistem içinde görmesini sağlar. Barış sadece çatışmasızlık değil; adil temsilin, geçiş dönemi adaletinin ve ortak gelecek tasarımının temelidir. Taktiksel barış ise çoğu zaman kriz dönemlerinde veya dış baskılar altında gündeme gelir. Güç konsolidasyonu, yatırımcı güveni kazanma gibi stratejik amaçlar bu söylemin itici gücü olabilir. Bu süreçlerde müzakere zemini şeffaf değil ise; katılım sınırlı kalabilir, toplumsal aidiyet kırılganlaşabilir.. Kürt Meselesi ve Söylem Kaymaları Türkiye’de siyasal partiler, Kürt meselesine dair söylemlerini dönemsel olarak yeniden şekillendirdi. AK Parti, 2005’te “Kürt sorunu benim sorunumdur” diyerek demokratik a...

VERGI HUKUKU AÇISINDAN(AMME ALACAKLARINDA) TECIL VE TAKSITLENDIRME UYGULAMASI

1.      Giriş   Vergi alacaklarının zamanında ve etkin biçimde tahsili, mali idarenin en önemli görevlerinden biridir. Ancak ekonomik zorluklar nedeniyle borçların zamanında ödenememesi durumunda, mükelleflerin hem kamu alacaklarını ödeyebilmeleri hem de ticari varlıklarını sürdürebilmeleri için bazı kolaylıklar tanınmaktadır. Bu kolaylıklardan biri de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48. maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirme müessesesidir. 09.07.2025 tarih 32951 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre,6183 sayılı kanunun 48/2 fıkrasında yer alan tutar 250 bin TL olarak   yeniden belirlenmiştir. Bu çalışmada, söz konusu maddenin kapsamı, başvuru şartları ve hangi borçların bu madde kapsamında yer alıp almadığı ele alınacaktır. 2. 6183 Sayılı Kanun’un 48. Maddesi: Tecil ve Taksitlendirme Hakkı 2.1. Yasal Düzenleme 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi, amme borçlusunun talebi üzerine, borçların vad...

YATIRIM FONU TÜRLERİNE GÖRE STOPAJ ARTIŞININ ETKİLERİ

  1. Kısa Vadeli Borçlanma Araçları Fonları (Eski adıyla: Likit Fonlar) Portföyü: Kamu ve özel sektör borçlanma araçları (vadeleri genellikle 0-90 gün). Yatırımcı profili: Günlük nakit ihtiyacı olan yatırımcılar. Etki: Bu fonlar, mevduata en yakın alternatiflerdir. Stopaj oranı %15 → %17,5’e çıkınca net getiri düşer . Banka mevduatıyla fark azalırsa , yatırımcılar tekrar vadeli mevduata yönelebilir. Yorum: Bu fonlar açısından ciddi bir rekabet dezavantajı oluşur. 2. Para Piyasası Fonları Portföyü: Ters repo, kısa vadeli tahvil/bono, BIST repo. Yatırımcı profili: Kurumsal ve bireysel, düşük risk isteyenler. Etki: Benzer şekilde kısa vadeli olduğu için aynı oranda stopaja tabi olur. Kurumsal yatırımcılar açısından, fon yerine doğrudan repo yapmak daha avantajlı hale gelebilir. Yorum: Özellikle kurumsal yatırımcılar fon dışına çıkabilir. 3. Tahvil ve Bono Fonları (Uzun Vadeli Borçlanma Araçları Fonu) Portföyü: 1 yıl ve üz...

CUMHURBAŞKANI KARARIYLA MEVDUAT VE YATIRIM FONLARIYLA İLGİLİ KARAR RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI

(09.07.2025 tarih 32951 sayılı R.G.10041 sayılı karar) Mevduat ve Yatırım Fonlarında Stopaj Artışının Vergisel Etkileri 1. Güncelleme Nedir? Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile: 6 aya kadar vadeli TL mevduatlarda stopaj       : %15 → %17,5 6-12 ay vadeli hesaplarda stopaj                       : %12 → %15 Yatırım fonlarında da benzer artış 2. Vergi Politikası Açısından Anlamı Amaç: Kamu gelirlerini artırmak Dolaysız vergi niteliğinde: sermaye gelirlerinden daha fazla pay Mali disiplini destekler 3. Yatırımcı Açısından Etkiler Net faiz geliri düşer Kısa vadeli tasarruf caydırılabilir Alternatif yatırımlara kayış olabilir (döviz, borsa, altın) Reel getiri üzerindeki vergi baskısı artar 4. Fon Türlerine Göre Etki a. Kısa Vadeli Borçlanma Fonları %17,5 stopaj net getiriyi düşürür Mevduatla rekabeti zorlaşır b. Pa...

KURUMLAR VERGİSİ AVANTAJLARI VE UYGULAMA REHBERİ

  1. Giriş: Neden Bu Sunum Hazırlandı ? 2025 yılında kurumlar vergisi uygulamalarında önemli değişiklikler oldu. İndirim ve muafiyetler, şirketler için önemli mali avantajlar sağlıyor. Ancak doğru uygulama için sistematik bir yol izlenmeli. 📊 2. Kurumlar Vergisi Oranları (2025) Faaliyet Türü Oran (%)  Yasal Dayanak Genel                                                    %25                                          KVK m.32 İhracat Kazancı %20 KVK m.32/7 Sanayi Sicil + Üretim %24 KVK m.32/8 Teknopark (Ar-Ge/Yazılım) %0 4691 - 5746 SK Ar-Ge / Tasarım Merkezi %0 - %10 5746 SK Teşikli Yatırım Kazancı %2,5 - %25 KVK m.32/A 📄 3. Vergi Avantajından Yararlanma Kriterleri Faaliyet bazlı ayrım şart: İhracat            ...

HALKIN SESİ YÜKSELİYOR, İKTİDAR DUYMAZLIKTAN GELLİYOR

Haziran ayı verileri sessizliği bozdu. TÜRK-İŞ’in açıkladığı yoksulluk sınırı 85.065,75 TL’ye ulaşırken, en düşük emekli maaşı 16.881 TL olarak açıklandı. Bu tutar, yüzde 16,67’lik zamla ve dikkat çekici biçimde 0,2 kuruşluk bir eklemeyle “tamamlandı.” Evet, 0,2 kuruş… Sanki milyonlarca insanın geçim derdi bu sembolik artışla görmezden gelinmiş, üstü örtülmüş gibi. Bu detay, sadece rakamsal değil; refah artışı gibi ilave edilen 0,2 kuruşluk fark, iktidarın halkla kurulan bağın ne kadar koptuğunun işareti. Sokak sessiz değil. Bir anne pazarda yemek yapacak ihtiyacını alamaz, ağlarken, gençler çantalarını hazırlamış göç hayalleri kurarken, emeklilerin varlık nedenleri bile parayla ölçülüp,   ilaçlarını tamamlayamazken, kamu işçileri geçinemiyoruz diye toplu şözleşeden bekledikleri ücret artışlarınına karşılık bulamazken, toplum yüksek sesle konuşuyor: Artık böyle yaşanmaz. Ancak iktidar bu sesi duymuyor gibi… Tepkisizliğin ardındaki gerçek ne? Stratejik duymazlık mı, kurumsal ç...

VERİ MUHASEBESİ SOSYAL BİLİMDEN MÜHENDİSLİĞE YENİ BİR GEÇİŞ Mİ?

  Giriş Her gün basına yansıyan reklamlarla ya da dijital çözüm üretenler tarafından uyarılıyoruz. Muhasebe de dijitalleşirseniz, evrak takibinden kayıt sistemine kadar işlerinizin ne kadar kolaylaşacağı, doğru ve güvenilir sonuçlar elde edeceğimiz gibi duyurularla muhasebeciler uyarılmaktadır. Sadece muhasebeciler değil işletme sahipleri de maliyetlerini, satışlarını alacaklarını ve borçlarını anlık zaman dilimlerinde bilmek istemektedirler. Rekabet etmek, verimliliği artırmak, rakiplerinden bir adım öne geçmek için artık veri havuzundan en iyi şekilde yararlanmak isteği artmaktadır. Dijitalleşme, sadece teknolojik bir dönüşüm değil; mesleklerin doğasını, kimliğini ve düşünme biçimini de yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan alanlardan biri de muhasebe. Eskiden kalemle, hesap cetveliyle yürütülen işlemler; artık verinin düzenli, kontrollü ve otomatik akan bir yapıya kavuşmasıyla adeta algoritmaların idaresine girmiş durumda. Ancak bu değişim sadece formel d...