Giriş
Ülkemizde mesleğin sorunları gün geçtikçe daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.
Teknolojideki gelişmeler, meslek mensuplarının iş yükünü azaltacak diye
düşünülürken, daha fazla artmasına neden oldu. İşlemlerin çeşitlenmesi,
derinliğinin ve yoğunluğunun artması, ekonomik ve finansal krizler, idarenin
ihtiyaçlarının vergi açısından artması, mali tablo kullanıcılarının mali
tablolarda ortaya konulan bilgilerin daha fazla istenmesi meslek mensuplarının
daha fazla çalışmasına neden olmaktadır.
Diğer taraftan ülkenin mali ve diğer benzeri bilginin anlamlı hale
getirilmesinde tek kaynak olan muhasebe olması, diğer kurumların da bilgi ve
belgeyi muhasebecilerden istemesi de ayrı bir yük oluşturmaktadır.
Vergi idaresinin son zamanlarda yapay zeka uygulamaları ile belge ve
bilgiden daha çok analize dayalı izaha davet yazılarının yoğun bir şeklide
işletmelere gönderilmesi de ayrı bir yük haline geldi. Bir çok vergi
uygulamasının YMM tasdikine tabi olur hale gelmesi muhasebecilere ayrı bir ek
yük olarak hazırlık yapama durumu ortaya çıktı.
Meslekten ve uygulamalardan da kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Aşağıdaki sorunlar mesleğin öne çıkmış sorunları olarak düşünülmektedir.
Uygulamada bundan daha fazla sorunu olduğu da kaçınılmaz. Bu sorunlara dikkat
çekmek üzere aşağıdaki konuları kısaca yazmaya çalıştım.
1- Teknolojik Gelişmelere Uyum
Muhasebe yazılımlarının ve dijital araçların hızla gelişmesi, muhasebecilerin
bu teknolojilere ayak uydurmasını zorunlu kılıyor. Ancak teknolojik
gelişmeler ve kullanımıyla ilgili muhasebecilerin eğitiminde buna yönelik bir
eğitimleri bulunmamaktadır. Daha çok bilgilerin işlenmesi düzeyinde etkiye
maruz kalmalarına rağmen, bilginin işlenmesi, doğruluğundan emin olmak ve
denetlemek, makinelerin bir biriyle iletişimi ve bağlantısı konusunda yeterli
bir alt yapıya sahip olmamak.
Yapay zekânın mesleki faaliyetlerin denetiminde kullanılması, muhasebecilerin
zaten ulaşamadığı bir çok bilginin eksikliğini yeniden görünür kıldı.
İşletmelerin yeterli düzeyde işletme fonksiyonlarına sahip olmamamsı, sermaye
yetersizliği, personel maliyeti nedeniyle elaman çalıştırmadan ve yeterli vergi
bilgisine sahip olmadan yapılan işler ek maliyet olarak muhasebecilerin üzerine
kalmaktadır. Yeni teknolojik bilgi transferlerinin kullanılır hale gelmesi
vergi idaresi düzenlemeleri işletme odaklı yapıyor gibi gözükmesine rağmen bütün
bu uygulamalar muhasebecilerin üzerinde kalmaktadır.(Teyit yazıları, 49 nolu
YMM ve SMM tebliğinde yapılan düzenlemeler, İthal edilen gözetim mallarında
yapılan YMM tasdikleri vb.)
2- Yasal Düzenlemeler ve Değişiklikler
Sürekli değişen vergi ve muhasebe mevzuatına uyum sağlamak, muhasebeciler
için büyük bir yük oluşturuyor. Kanun yapıcının ihtiyaçlarından
kaynaklanan kanunların sıklıkla değiştirtmesi, kanun maddelerinin idarece nasıl
anlaşılacağının tebliğ ve özelgeler yoluyla açıklanması, kanun maddesinin
kapsamını aşacak büyüklükte ve bazen nitelikte olmaktadır. Kanun yapıcı, bir
kanunu yapmadan önce taraflarca tartışabilecek ve belirli bir uzlaşmaya gelecek
şekilde düzenlemelidir. Aynı zamanda yasallaşan kanunların bir oryantasyonu
(uyum süreci) olmalıdır. Bu süreç boyunca tarafları hazırlamalı, öncelikle
muhasebecileri ilgilendiren konularda açıklayıcı, anlaşılır, güvenilir ve
karşılaştırılan bilgileri ortaya çıkaran bir eğitim süreci olmalıdır. Ayrıca bu
düzenlemelerin her biri için amaç ve hedefleri açıklayan uygulama klavuzları
yayınlanmalıdır.
3- Mesleki Yetkinlik ve Eğitim
Muhasebecilerin mesleki yetkinliklerini sürekli olarak güncellemeleri
gerekiyor. Pratik, güncel sorunlardan arınmış kendine ve mesleğine zaman
ayırabilen bir meslek mensubu yaratılmalıdır. Eğitim sürekli meslektaşın
kişisel yeteneklerini ve becerilerini geliştiren, uygulama örnekleriyle
zenginleştirilmiş bir eğitim ortamı oluşturulmalıdır. Seminer adı altında
yüzlerce insanın bir araya toplandığı eğitim adı verilen toplantılar
farkındalık oluşturmaktan, bazen de kafa karşılık yaratmaktan öteye geçemiyor.
Ülkemizde meslek örgütlerinin talep ettiği eğitim saatlerinin(
TÜRMOB-120 Saat, KGK 120 Saat) uzun olması da meslek mensuplarının kafasında
soru işaretleri oluşturmaktadır. Meslek mensuplarının, ya çok yetersiz olduğu
ya da çok yönlü bir eğitim yaparak her konuda kıyısından köşesinden bir şeyler
olsun olarak istenmesi. Bazen de uluslararası zorunlulukların yerine getirilmiş
olduğunun gösterilmesi. Bunlar eğitimler teorik, kâğıt üstünde olsa bile.
Eğitim bir zaman demektir, çok büyük maliyeti olan ve meslek mensupları için
zorlukları olan bir süreç olarak bilinmektedir. ABD ‘de meslek mensuplarının
eğitimi farklı eyaletlerde, saatleri farklı olsa da ortalama 40 saat olarak
uygulanmaktadır. Bizim meslek mensuplarının üçte biri kadar.
Eğitim, meslek mensuplarına ek bir maliyettir aynı zamanda. Bir tarafta
akan hayat ve onun ortaya çıkardığı mali sonuçlar,diğer tarafta ise hayatın
gerisinden giden ve zamana yetişilmeye çalışılan eğitim programları. Bir çok detaylı
ve nitelikli eğitimin ücretli olması ise melsek mensuplarına ek bir maliyet oluşturmaktadır.
4- Ekonomik Ve Finansal Krizler
Muhasebe mesleğinin uygulanmasında en temel tutumlardan birisi
muhafazakâr olmasından kaynaklanır. Belirli kuralara bağlıdır. Bu durum
finansal uygulamalar ile gerçeğe uygun bir finansal tablonun hazırlanmasında,
ilkelere bağlı olarak tarafların ihtiyaçlarına göre tabloların hazırlanması
amaçlanmıştır. Bu durum muhasebeden daha çok finansın gelişmesinin ve onun
ihtiyaçlarının çeşitlenmesinden, işletmelerin çok büyümesi ve işlem sayılarının
ve çeşitlerinin artmasından kaynaklanmaktadır.
Muhasebe dünyası buna maruz kalırken diğer taraftan genel ekonomik düzeyde
ve makro düzeyde krizlerin ortaya çıkmasıdır. Yerel anlamda ülkede yaşanan
ekonomik krizler muhasebe uygulamalarında sürekli değişikliklerin ortaya
çıkmasına neden olmaktadır.
Ekonomik dalgalanmalar ve finansal krizler muhasebecilerin iş yükünü
artırmaktadır. Enflasyonun uzun süredir düşürülememesi kullanılan para
biriminin alım satımda gösterdiği performansı etkilemektedir. Mali verilerin
enflasyondan kaynaklanan değer kayıbının güncellenmesi, mali verilerin
tablolarda güncel değerlerine yaklaştırılması, enflasyon muhasebesinin
uygulanmasını zorunlu hale getirmektedir. Muhasebe uygulamalarını daha karışık
oluşmasına, hata yapmaya açık hale getirilmesine neden olmaktadır. Vergi
idaresinin uygulamaya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ekonomik ve finansal
olguların tamamına yönelik sorunların çözümüne ve ihtiyacına cevap
verememektedir. Uygulamada birçok farklı sorunların ortaya çıkmasına neden
olmaktadır.
Bu durumu en yakıcı bir şekilde enflasyon uygulaması çalışmalarında meslek
mensupları yaşamaktadır. İdarenin açıklamalarının yetersiz olması,
uygulama süresinin kısa ve yıllarca birikmiş, bilanço kalemlerinin bilgilerinin
yetersiz, kullanılan araçların uygun hale getirilememesi ekonomik kriz
dönemlerinde muhasebecileri ne kadar zor duruma düşürdüğünün en çarpıcı
örneğini ülkemizde oluşturdu.
SONUÇ
Esas olarak işletmeler için yönetişimsel faktörler ne kadar önemli ise
meslek mensupları içinde yapılan işin öngörülebilir olması ve belili kurallara
uygun olması önem taşımaktadır. Ekonomik ve finansal kriz dönemlerinde
muhasebecilerden olağan üstü beklenti içerisinde olan tarafların, istemeseler
de meslek mensuplarına angarya olarak dönmektedir. Yeterli düzeyde bilgi ve
araçsallıkları sağlanmamış, belirli süreye sıkıştırılmış talepler meslek
mensuplarının hata yapama kaygısını artırmaktadır. Meslek
mensubunun stresli bir çalışma ortamına sürüklenmesine, bazen de hayatını
kaybetmesine neden olmaktadır.
Öncelikle, muhasebe mesleğini yapan meslek mensuplarının insanca yaşayacağı
bir ortamın oluşturulması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Dinlenme, çalışma ve
eğitim ve vb. süreçlerin makul ve kabul edilebilir bir düzey getirilmesi artık
kaçınılmazdır. En temel sorunlardan birisi de iş yükü ile elde edilen kazanç
arasındaki uyumsuzluk. İş çok kazanç az.
Meslek mensuplarının, çalışma hayatına hazırlanmasında yukarıdaki
sorunların ve benzeri birçok sorunun taraflarca karşılıklı görüler
oluşturularak yapılması meslek mensubuna bir nefes aldırabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder