YARALAYAN KURŞUN DEĞİL, SESSİZLİKTİR BAZEN…
Brütüs içerideyse, kale zaten düşmüştür. Bir ülkenin kaderi, bazen meydanlarda atılan nutuklarla değil; arka odalarda kurulan cümlelerle, çekilen suskunluklarla şekillenir. Tarih, dışardan gelen darbelerle değil, içeriden gelen ihanetlerle altüst olmuş yığınların sessiz çığlıklarıyla doludur. Bugün de durum farklı değil. İktidarlar artık yalnızca yönetmiyor; aynı zamanda algı inşa ediyor, korku yayıyor, sadakat talep ediyor. Ve tüm bunları yaparken, en büyük yardımı bazen muhalefetin içindeki “sessiz kahramanlardan” alıyor: işbirlikçilerden, Brütüs’lerden. Sadece Bir Kurşun Değil, Bir Plan, Modern çağın siyasi mühendisliklerinde kurşunlar artık görünmez: algılarla, manşetlerle, yargı kararlarıyla, ekran konuklarıyla şekillenir. İktidar sahipleri, meşruiyetlerini sadece oyla değil, korkuyla pekiştirir. Milliyetçilik, bayrak ve din; ortak değer olmaktan çıkar, iktidarın kalkanına dönüşür. Muhalefet sustuğunda veya içeriden konuşulan dil iktidarın diliyle örtüştüğünde, toplumd...