Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hizmet İhracatında Tam İndirim Dönemi Ve Yurt Dışı İştirak Kazançlarında Yeni Eşik, 11257 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

Özet 29 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hizmet ihracatına sağlanan kazanç indirimi oranı %100’e çıkarılmış, yurt dışı iştirak kazançlarının istisna kapsamına alınabilmesi için gerekli asgari sermaye payı ise %20’ye yükseltilmiştir. Bu düzenleme, teşvik ve vergi güvenliği arasında yeniden kurulan dengeyi yansıtmaktadır. Çalışmada söz konusu değişiklikler, karşılaştırmalı tablo ve uygulama etkileri çerçevesinde analiz edilmektedir. 1. Giriş Vergi politikası araçları içerisinde teşvikler, ekonomik yönlendirme işlevi görürken aynı zamanda vergi güvenliği açısından risk alanları da yaratmaktadır. Türkiye’de hizmet ihracatı ve yurt dışı iştirak kazançlarına ilişkin düzenlemeler, bu iki yönlü etkiyi açık biçimde ortaya koymaktadır. 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, tam da bu noktada, bir yandan teşviki artırırken diğer yandan vergi planlaması alanını daraltan yapısal bir müdahale niteliğindedir. 2. Mevzuat Çerçevesi Düzenleme, 5...

Emperyal Gerilim Altında Siyaset, Muhalefetin Sertleşen Dili, Ecevit Mirası ve Egemenlik Tartışması

Özet Bölgemizde yaşanan savaş ortamında emeryalistler arasındaki çatışmaların gittikçe su yüzüne çıktığı, halklara başka başka hikayeler anlatırken, arka planda birbirleri hakkında çevirdikleri oyunlar daha da görünür hal almaktadır. Bu durum teorik olarak sol tarafından bilinmesine rağmen halkaların açıktan öğrenmesine ve görmesine de neden olmaktadır. Emeperyalist iki yüzlü siyasetin ortaya çıkardığı açık, görünür ve   riyakarlık ortamında, ülke içerisine   de yansıyan tartışmalara   neden olmaktadır. Bu makale, Türkiye’de muhalefetin son dönemdeki sertleşen siyasal söylemini, Bülent Ecevit’in 1970’lerdeki anti-emperyalist ve egemenlik temelli siyasal pratiği ile birlikte incelemektedir. Makale, Özgür Özel’in güncel çıkışını sistem içi hukuk ve kurum eleştirisi çerçevesinde değerlendirirken, Ecevit dönemindeki siyasal restleşmenin somut egemenlik üretimiyle ilişkisini ortaya koymaktadır. Ayrıca Macaristan seçimleri üzerinden yalnızca iktidar değişiminin sistemsel dö...

Yazar Kasa Fişinin Arkasındaki İsyan

  Vergileme tarihi, çoğu zaman maliye kitaplarının dar çerçevesine sıkıştırılır. Bütçe dengesi, gelir tahsilâtı, matrah hesapları… Oysa gerçek çok daha çıplaktır. Verginin tarihi, aynı zamanda özgürlük mücadelelerinin tarihidir. Devletin elini vatandaşın cebine ne kadar ve nasıl uzattığı, yalnızca ekonomik bir teknik detay değil, doğrudan siyasal bir meseledir, hatta bir rejimin karakterini ele veren turnusol kâğıdıdır. 1215 yılında imzalanan Magna Carta Libertatum ile başlayan süreç, kralın keyfî vergi toplama yetkisine karşı atılmış ilk büyük ve yazılı sınırlamaydı. Bu metin, bir anlamda "ben istediğim kadar, istediğim zamanda vergi alırım" diyen iktidar sahibine karşı, "hayır, bunun bir sınırı, bir kuralı var" diyenlerin belgesiydi. Ardından gelen Amerikan Devrimi'nde bayraklaşan " Temsilsiz vergi olmaz" sloganı, yalnızca bir isyan çığlığı değil, modern demokrasinin kurucu ilkelerinden biri haline geldi. Ve nihayet Fransız Devrimi… Vergi yükünü...

Ar-Ge Ve Teknokent Teşviklerinde Gider Kavramı Ve Yargı–İdare Ayrışması, Danıştay İçtihatları

  Özet Ar-Ge ve teknoloji geliştirme bölgelerine yönelik vergi teşvikleri, Türkiye’de inovasyon ekonomisini destekleyen temel mali araçlardan biridir. 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu çerçevesinde düzenlenen bu teşvikler, uygulamada özellikle gider kavramının kapsamı ve kazanç istisnasının belirlenmesi noktasında idare ile mükellefler arasında önemli yorum farklılıklarına yol açmaktadır. Çalışmada, Danıştay içtihatları ışığında bu farklılıklar analiz edilmekte ve yargının geliştirdiği yaklaşım ortaya konulmaktadır. 1. Giriş Ar-Ge teşvik sistemi, klasik vergi hukukundaki gider indirimi mekanizmasından farklı olarak, ekonomik davranışı yönlendirmeye yönelik özel bir teşvik rejimi niteliği taşımaktadır. Bu sistemde temel amaç, belirli harcamaların vergisel olarak desteklenmesi yoluyla inovasyon faaliyetlerinin artırılmasıdır. Bununla birlikte uygulamada en önemli so...