3568 Sayılı Kanun Çerçevesinde Mesleki Yetki ve
Sorumlulukların Kamu Yönetimi Tarafından Algılanışı Üzerine Bir Değerlendirme
Özet
Son dönemde bir belediye başkanının denetim sırasında
ruhsatsız faaliyet gösteren bir işyerinin mali müşavirini telefonla arayarak
işyerinin ruhsatsız faaliyet göstermesinden dolayı hesap sorması kamuoyunda
dikkat çekmiştir. Olay, yalnızca bir denetim tartışması değil; mali müşavirlik
mesleğinin hukuki sınırlarının kamu yöneticileri tarafından ne ölçüde bilindiği
sorusunu da gündeme taşımıştır. Bu çalışmada, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu çerçevesinde mali müşavirlerin
görev, yetki ve sorumluluk alanları incelenmekte; belediye ruhsatı, işyeri açma
ve çalışma izinleri gibi konuların mali müşavirlerin sorumluluk alanına girip
girmediği değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Mali müşavirlik, mesleki sorumluluk, belediye ruhsatı, kamu yönetimi, 3568
sayılı Kanun.
1. Giriş
Türkiye'de mali müşavirlik mesleği uzun yıllardır
yalnızca muhasebe hizmeti veren bir faaliyet olarak görülmemekte; işletmelerin
vergi, finans, sosyal güvenlik ve mevzuata uyum süreçlerinde önemli bir
danışmanlık fonksiyonu da üstlenmektedir.
Buna rağmen uygulamada mali müşavirlerin görev
alanları konusunda ciddi kavram karmaşaları yaşanmaktadır. Özellikle kamu
otoriteleri tarafından zaman zaman mali müşavirlerin işletmelerin tüm
faaliyetlerinden sorumlu olduğu yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir.
Yakın zamanda bir belediye başkanının ruhsatsız
faaliyet gösteren bir işyerinin mali müşavirini arayarak “Bu işletmeyi neden
açtırdınız?” şeklindeki sorgulaması, mesleğin hukuki sınırlarının yeniden
tartışılmasına neden olmuştur.
Esas soru şudur:
Bir işletmenin belediye ruhsatının bulunmamasından
dolayı mali müşavir sorumlu tutulabilir mi?
Bu sorunun cevabı ancak 3568 sayılı Kanun'un ortaya
koyduğu mesleki çerçeve incelenerek verilebilir.
2. Mali Müşavirlik Mesleğinin Hukuki Dayanağı
Mali müşavirlik mesleği 3568 sayılı Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile düzenlenmiştir.
Kanunun 2'nci maddesinde meslek mensuplarının
görevleri açık biçimde sayılmıştır. Buna göre serbest muhasebeci mali
müşavirler;
·
Muhasebe
sistemlerini kurmak,
·
Defter tutmak,
·
Mali tablolar
hazırlamak,
·
Vergi
beyannamelerini düzenlemek,
·
Mevzuat konusunda
danışmanlık yapmak,
·
İşletmelerin mali
durumları hakkında rapor düzenlemek
gibi görevleri yerine getirirler.¹
Kanunda mali müşavirlere;
Belediye ruhsatı almak,
·
İşyeri açma ve
çalışma ruhsatını takip etmek,
·
İşletmelerin fiziki
koşullarını denetlemek,
·
Belediye mevzuatına
uygunluğu sağlamak,
·
Ruhsat eksikliği
nedeniyle faaliyeti engellemek
şeklinde herhangi bir görev verilmemiştir.
Dolayısıyla mali müşavirin hukuki sorumluluğu, kanunla
belirlenmiş mesleki faaliyet alanıyla sınırlıdır.
3. Vergi Kaydı ile Belediye Ruhsatı Aynı Şey Değildir
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış algılardan biri,
vergi mükellefiyetinin tesis edilmesini işletmenin tüm izinlerinin tamamlandığı
şeklinde değerlendirmektir.
Oysa vergi mevzuatı ile belediye mevzuatı birbirinden
farklı hukuk alanlarıdır.
Vergi dairesi;
·
Vergi
mükellefiyetini tesis eder,
·
Vergi ödevlerini
takip eder.
Belediyeler ise;
·
İşyeri açma ve
çalışma ruhsatlarını düzenler,
·
Ruhsat şartlarını
denetler,
·
Ruhsatsız
faaliyetlere yaptırım uygular.²
·
Dolayısıyla vergi
kaydının bulunması, belediye ruhsatının da mevcut olduğu anlamına gelmez.
·
Bir işletme vergi
mükellefi olabilir; ancak ruhsat yönünden eksiklik taşıyabilir.
Bu eksikliğin tespiti ve yaptırımı ise belediyenin
görev alanındadır.
4. Mali Müşavirin Sorumluluğunun Sınırları
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri yetki ve
sorumluluğun birlikte değerlendirilmesidir.
Bir kişiye kanunla verilmemiş bir görev nedeniyle
sorumluluk yüklenemez.
Nitekim Danıştay ve yargı kararlarında da meslek
mensuplarının sorumluluğunun kendi faaliyet alanlarıyla sınırlı olduğu kabul
edilmektedir.³
Mali müşavir;
·
Hatalı beyanname
düzenlerse,
·
Vergisel
yükümlülükleri yanlış yerine getirirse,
·
Mesleki özen
yükümlülüğünü ihlal ederse
sorumlu tutulabilir.
Ancak;
·
Ruhsatsız faaliyet,
·
Hijyen eksikliği,
·
İş sağlığı ve
güvenliği ihlali,
·
Çevre mevzuatına
aykırılık,
·
Ticari faaliyetlerin
niteliği
gibi konular işletme sahibinin ve kanuni temsilcilerin
sorumluluk alanındadır.
Aksi yöndeki değerlendirmeler, meslek mensuplarının
kanunda bulunmayan yükümlülüklerle karşı karşıya bırakılması sonucunu doğurur.
5. Kamu Yönetimi Açısından Değerlendirme
Bu tür olaylar aslında daha derin bir soruna işaret
etmektedir.
Kamu yönetiminde zaman zaman görev, yetki ve
sorumluluk sınırlarının birbirine karıştırıldığı görülmektedir.
Belediyenin görev alanına giren bir konuda mali
müşavirin sorumlu tutulması;
·
İdari yetki
karmaşasına,
·
Hukuki belirsizliğe,
·
Mesleki itibar
kaybına,
·
İşletmeler açısından
hukuki güvensizliğe
neden olabilmektedir.
Oysa çağdaş kamu yönetiminde esas olan, her kurumun
kendi görev alanı içinde hareket etmesidir.
Yetki belediyedeyse denetim de belediyededir.
Vergi idaresinin görevi vergiyi takip etmektir.
Meslek mensubunun görevi ise mali danışmanlık ve vergi
uygulamalarını yürütmektir.
Bu sınırlar ortadan kalktığında hesap verebilirlik
mekanizması da zayıflamaktadır.
6. Mali Müşavirlerden Beklentiler Gerçekçi mi?
Son yıllarda mali müşavirlerden;
·
Vergi danışmanı,
·
İnsan kaynakları
uzmanı,
·
SGK danışmanı,
·
Hukuk danışmanı,
·
Finans yöneticisi,
·
Uyum görevlisi
gibi çok farklı roller üstlenmeleri beklenmektedir.
Ancak bu beklentiler çoğu zaman kanuni düzenlemelerin
ötesine geçmektedir.
Meslek mensuplarına yeni sorumluluklar yüklenmek
isteniyorsa öncelikle;
Kanuni yetki verilmesi,
·
Sorumluluk
alanlarının belirlenmesi,
·
Ücretlendirme
esaslarının düzenlenmesi,
·
Mesleki güvencelerin
oluşturulması
gerekmektedir.
Yetki verilmeden sorumluluk yüklenmesi hukuk devleti
ilkesiyle bağdaşmaz.
7. Sonuç
Bir işyerinin belediye ruhsatının bulunmaması,
öncelikle işyeri sahibinin ve ilgili idarenin sorumluluk alanındadır.
3568 sayılı Kanun incelendiğinde mali müşavirlere
belediye ruhsatı alma, ruhsat denetimi yapma veya ruhsat eksikliğini önleme
görevi verilmediği açıkça görülmektedir.
Bu nedenle ruhsatsız faaliyet gösteren bir işletmeden
dolayı mali müşavirin sorumlu tutulması hukuki dayanak bakımından
tartışmalıdır.
Asıl ihtiyaç duyulan şey, mali müşavirlik mesleğinin
görev ve sorumluluk sınırlarının hem kamu yöneticileri hem de toplum tarafından
doğru anlaşılmasıdır.
Hukuk devletinde hiç kimse kanunda açıkça verilmemiş
bir görevden dolayı sorumlu tutulamaz.
Mali müşavirler de ancak 3568 sayılı Kanun'un çizdiği
çerçeve içinde sorumludur.
Mesleğin saygınlığının korunması ve kamu yönetiminde
görev karmaşasının önlenmesi için bu temel ilkenin yeniden hatırlanmasına
ihtiyaç bulunmaktadır.
Dipnotlar
1.
3568 Sayılı Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu, md. 2.
2.
3572 Sayılı İşyeri
Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabulüne Dair Kanun; ayrıca İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin
Yönetmelik.
3. Danıştay'ın çeşitli
kararlarında meslek mensuplarının sorumluluğunun mesleki faaliyet ve kusur
alanıyla sınırlı olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca bkz. Anayasa md. 38 ve hukuk
devleti ilkesi kapsamında kusursuz sorumluluk yasağına ilişkin yargısal içtihatlar.
4.
Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası, md. 2 (Hukuk Devleti İlkesi).
5.
Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası, md. 123 (İdarenin Kanuniliği İlkesi).