8 Haziran 2026 Pazartesi

Şefkat Mi, Siyaset Mi?

 Siyaset, duygularla değil sorumluluklarla ölçülür.

Bir siyasetçinin insani duyarlılık göstermesi, rakibine geçmiş olsun dilemesi veya kişisel nezaket sergilemesi elbette değerlidir. Ancak siyaset kurumunun asıl görevi nezaket üretmek değil, hesap sormaktır. Hele ki söz konusu kişi, ülkeyi yöneten siyasi ittifakın en önemli aktörlerinden biriyse.

Son günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik yaklaşımı bu açıdan dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Siyasi nezaket sınırlarını aşan, yer yer koruyucu ve şefkatli bir dile dönüşen bu yaklaşım, muhalefetin temel fonksiyonunun ne olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Çünkü ortada sıradan bir siyasi rakip yok.

Ortada, Türkiye'nin son on yılındaki hemen her kritik siyasi ve ekonomik kararın altında imzası bulunan bir siyasi hareketin lideri var.

Bugün yaşanan yüksek enflasyondan hayat pahalılığına, gelir dağılımındaki bozulmadan emeklilerin yaşadığı geçim krizine kadar ortaya çıkan tablonun sorumluluğu yalnızca AK Parti'ye ait değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurulmasından bugüne kadar MHP, bu yönetim modelinin en güçlü siyasi destekçisi ve ortağı olmuştur.

Dolayısıyla ortaya çıkan sonuçların siyasi sorumluluğu da kaçınılmaz olarak paylaşılmaktadır.

Ancak Türk siyasetinde ilginç bir durum yaşanıyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli, zaman zaman yaptığı grup konuşmalarında toplumun yaşadığı sorunlara ilişkin tespitlerde bulunuyor. Asgari ücretin yetersizliğinden ekonomik sıkıntılara kadar birçok konuda eleştirel değerlendirmeler yapıyor. Fakat iş çözüm aşamasına geldiğinde aynı eleştirilerin Meclis'teki karşılığını görmek her zaman mümkün olmuyor.

Muhalefetin verdiği asgari ücret artışı önerileri reddediliyor.

Emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik teklifler kabul edilmiyor.

Ekonomik sorunlara ilişkin eleştiriler kürsüde dile getirilirken, iktidarın uygulamaları Meclis'te desteklenmeye devam ediyor.

Bu durum seçmenin zihninde doğal olarak şu soruyu oluşturuyor:

"Madem sorun var, çözüm önerilerine neden karşı çıkılıyor?"

Aslında bu soru yalnızca MHP'ye değil, muhalefete de yöneltilmelidir.

Çünkü muhalefetin görevi, bu çelişkiyi görünür kılmaktır.

Muhalefet, iktidar ortaklarının söyledikleri ile yaptıkları arasındaki farkı sürekli olarak kamuoyunun önüne koymak zorundadır. Demokratik siyasetin denetim mekanizması böyle çalışır.

Tam da bu nedenle Özgür Özel'in son dönemde Bahçeli'ye yönelik kullandığı dil tartışılmaya açıktır.

İnsani nezaket başka şeydir, siyasi sorumluluğun üzerini örten bir yaklaşım başka şey.

Bir muhalefet lideri, iktidar ortağının sağlık durumu nedeniyle geçmiş olsun dileğinde bulunabilir. Ancak aynı lider, milyonlarca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıların siyasi sorumluluğunu da aynı kararlılıkla hatırlatmalıdır.

Aksi halde ortaya tuhaf bir görüntü çıkar.

İktidar ortağı eleştiri yerine anlayışla karşılanırken, vatandaşın yaşadığı sorunlar arka planda kalmaya başlar.

Bugün Türkiye'de emekliler geçinemiyor.

Asgari ücret açlık sınırı tartışmalarının gölgesinde kalıyor.

Gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor.

Küçük esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Bu tabloyu ortaya çıkaran siyasi tercihlerin içinde MHP de bulunmaktadır.

Dolayısıyla siyasi tartışmanın merkezinde kişiler değil, sorumluluklar olmalıdır.

Muhalefetin görevi de bu sorumlulukları sürekli hatırlatmaktır.

Demokrasilerde nezaket önemlidir; fakat hesap sorma görevinin yerine geçemez.

Çünkü seçmen muhalefetten şefkat değil, temsil bekler.

Vatandaş adına soru sormasını, vatandaş adına itiraz etmesini ve vatandaş adına hesap istemesini bekler.

Bugün asıl tartışılması gereken konu da budur. Muhalefete yapılan bunca baskıya rağmen, Özgür Özel'in Devlet Bahçeli'ye karşı gösterdiği insani yaklaşım değil, bu yaklaşımın siyasi denetim görevini zayıflatıp zayıflatmadığıdır.

Çünkü siyaset, rakiplere gösterilen nezaketle değil, iktidardan sorulan hesapla anlam kazanır.

Ve muhalefet, hesap sormayı bıraktığı gün, iktidarın kurduğu oyunun bir parçası haline gelme riskini taşır.

 

Şefkat Mi, Siyaset Mi?

  Siyaset, duygularla değil sorumluluklarla ölçülür. Bir siyasetçinin insani duyarlılık göstermesi, rakibine geçmiş olsun dilemesi veya ki...