Kayıtlar

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ’NDE MAHSUP VE İADE

Özet Tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsubu ve iadesi süreçleri, hem mükellef güvenliği hem de vergi idaresinin etkin işleyişi açısından önem taşımaktadır. Bu makalede, Gelir Vergisi Kanunu’nun 120, 121, Mükerrer 121 ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 34. maddeleri dayanak alınarak, 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin esasları ve 315 Seri No.lu Tebliğ ile getirilen kritik değişiklikler kapsamlı şekilde analiz edilmiştir. Özellikle nakden iade limitlerindeki yükselmeler, 2025 yılı itibarıyla yeniden değerleme oranı esas alınarak belirlenen güncel tutarlar ile işleyiş prosedürleri ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Mahsup, Nakden İade, Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, 252 Seri No.lu Tebliğ, 315 Seri No.lu Tebliğ, 2025 Güncel Limitler Giriş Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannameye mahsup edilmesi ve artan kısmın nakten iade edilmesi süreçleri, vergi hukukunun istikrarlı uygulamalarındandır. Bu mekanizmaların tüm aşamaları Gelir Vergisi Kanunu (m. 120, m. 1...

İHBAR TAZMİNATINA FAİZ UYGULAMASININ HUKUKİ DEĞERLENDİRİLMESİ

  LEBİB YALKIN DEGİSİNİN, (MDERGI/8669A.017 (AĞUSTOS 2025 Sayı: 260 ))İLE YAYINLANMIŞTIR. 1. Giriş İşçi-işveren ilişkilerinde sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, hem işçinin hem de işverenin hak ve borçlarını doğrudan etkileyen önemli sonuçlar doğurur. Bu bağlamda, özellikle ihbar tazminatı ve bu alacaklara uygulanacak faiz türü ile oranı, uygulamada sıkça ihtilaf konusu olmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/4095 Esas ve 2025/4845 karar ve 10 Temmuz 2025 tarihli 32952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı bu konuda önemli bir içtihat oluşturmuştur. 2. Kararın Özeti Yargıtay, ihbar tazminatının faizine ilişkin talep yönünden; faiz türü, oranı ve başlangıç tarihinin açıkça belirtilmesi gerektiğini, ihbar tazminatının ücret niteliğindeki alacaklardan olmadığını ve   zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağını vurgulayarak bu hususu bozma nedeni yapılmıştır. Şöyle ki; “ Ancak ihbar tazminatı 4857sayılı Kanun'un ...

Vergi Hukukunda Gri Alan, ” Kasa Ve Ortaklardan Alacaklar Hesaplarında Adatlandırma “ Zorunluluğu

  Öz Vergi uygulamalarında belirsizlik yaratan konulardan biri, işletmelerin kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hesaplarında adatlandırma (faiz hesaplama) yükümlülüğüdür. Bu hesaplarda yer alan olağandışı bakiye tutarlarının, örtülü kazanç dağıtımı veya işletmeden çekiş kapsamında değerlendirilmesi, mükellefler açısından ciddi hukuki ve mali riskler doğurmaktadır. Bu çalışmada, adatlandırma uygulamasının mevcut hukuki dayanakları, idari uygulamalar ve yargı kararları çerçevesinde analiz edilerek, mevzuatın açık ve öngörülebilir hale getirilmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Vergi hukuku, adatlandırma, kasa hesabı, ortaklardan alacaklar, örtülü kazanç, vergi güvenliği 1. Giriş Vergi sisteminin temel ilkelerinden biri, mükelleflerin vergisel yükümlülüklerini açık ve öngörülebilir kurallar çerçevesinde yerine getirebilmesidir. Ancak uygulamada bazı hesap kalemleri, özellikle kasa (103) ve ortaklardan alacaklar (131, 231) gibi bilanço hesapları, bu ilk...

SİYASİ PARTİLERDE SIKÇA GÖRÜLEN MALİ KAYIT HATALARI

  Özet Siyasi partiler, demokratik sistemin temel aktörleri olarak kamu kaynaklarından yararlanmakta ve kamu güvenine dayalı faaliyet yürütmektedirler. Bu sebeple mali kayıt düzenleri, yasal denetim ve etik sorumluluk çerçevesinde hassasiyetle ele alınmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin yıllık denetim raporları, partilerin mali kayıt uygulamalarında ısrarlı biçimde tekrarlanan hataları açığa çıkarmaktadır. Bu çalışma, söz konusu hataları türlerine göre sınıflandırmakta; yasal bağlam düzeyinde değerlendirmektedir. 1. Giriş Demokratik rejimlerde siyasi partilerin finansal faaliyetleri yalnızca iç disiplin mekanizmalarına değil, aynı zamanda kamusal denetim ve güven mekanizmalarına bağlıdır. Türkiye’de siyasi partilerin gelir ve gider işlemleri, Sayıştay’ın teknik denetiminden geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi tarafından nihai kontrol sürecine tabi tutulur. Bu denetim, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 73–76. maddeleri ile Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’nun 56. maddesi kapsamı...

MUHASEBE HATALARI VE HİLELERİNİN VERGİSEL SONUÇLARI

Giriş Muhasebe, işletmelerin finansal yapısını şeffaf ve doğru biçimde yansıtan bir bilgi sistemidir. Bu sistemin işleyişinde hata yapılması ya da kasten yanıltıcı bilgi sunulması, hem finansal tabloların güvenilirliğini hem de vergi açısından, vergi idaresiyle mükellef arasındaki ilişkiyi olumsuz etkiler. Bu bağlamda, muhasebe kayıtlarında yapılan yanlışlıkların hata mı, yoksa hile mi olarak değerlendirilmesi büyük önem taşır. Vergi Usul Kanunu (VUK), muhasebe ve vergi uygulamalarında ortaya çıkan yanlışlıkları hata (madde 117) ve hile (madde 116) olarak iki ayrı kategoriye ayırmakta; madde 118 ise bu ayrımın esaslarını belirlemektedir. Özellikle istisna ve muafiyet uygulamalarının yanlış değerlendirilmesi, hata-hile ayrımının somutlaştığı önemli örneklerdendir. Bu makalede, VUK hükümleri çerçevesinde muhasebe hataları ve hileleri açıklanmakta, hukuki sonuçları değerlendirilmektedir. 1. Muhasebe Hataları 1.1. Kavramsal Tanım Vergi Usul Kanunu'nun 117. maddesine göre: “Vergi hatası...