12 Aralık 2025 Cuma

CHP’de İki Program, İki Kadro

 

“Ortanın Solu’ndan 39. Kurultay Ekonomik Programına Uzanan Dönüşüm”

Özet

Bu çalışma, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iki kritik dönüşüm anını —1960’lı yıllardaki Ortanın Solu hareketi ile güncel 39. Olağan Kurultay Ekonomik Programını— karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Her iki programın ortaya çıktığı toplumsal bağlam, ekonomik hedefleri ve bu programları hayata geçiren kadroların yapısı analiz edilerek CHP’nin tarihsel dönüşüm çizgisi ortaya konmaktadır. Bulgular, CHP’nin değişen sosyoekonomik koşullara uyum sağlayarak farklı dönemlerde farklı örgütlenme ve politika tasarımları geliştirdiğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: CHP, Ortanın Solu, 39. Kurultay, ekonomik program, sosyal demokrasi, kadro yapısı.

Giriş

Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluşundan bu yana Türkiye’nin siyasal ve toplumsal dönüşümünün başat aktörlerinden biri olmuştur. Ancak parti tarihinin bazı kırılma anları, yalnızca politik önermeler üzerinden değil, kadroların niteliği, liderliğin karakteri ve toplumla kurulan yeni ilişki biçimleri üzerinden de okunmaya değerdir. Bu bağlamda 1960’larda şekillenen ve siyasal literatüre "Ortanın Solu" olarak geçen dönüşüm ile günümüzde 39. Olağan Kurultay’da kabul edilen ekonomik program, CHP’nin iki temel yönelimini temsil eder. Her iki dönem, farklı tarihsel bağlamların ürünü olmakla birlikte, sosyal adalet hedefi üzerinden ortak bir siyasal sorumluluk taşır. Bu makale, söz konusu iki dönemi karşılaştırmalı bir çerçevede ele alarak CHP’nin hangi toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden şekillendiğini incelemeyi amaçlamaktadır.

1. Ortanın Solu Hareketi: 1960’ların Dönüştürücü Arayışı

1960’ların ortasında CHP’nin siyasal çizgisi, İsmet İnönü’nün tutucu-ılımlı merkez sol arayışı ile Bülent Ecevit’in daha radikal, halkçı ve toplumsal adalet eksenli yaklaşımının etkileşimiyle dönüşmüştür. Her ne kadar “Ortadaki parti” görünümünden uzaklaşmak başlangıçta bir “yeniden konumlanma” hamlesi olarak ortaya çıksa da, kısa sürede ideolojik bir çerçeveye bürünen bu hareket, Türkiye’nin sosyal demokratik literatüründe öncü bir rol oynamıştır.

1961’de yayımlanan Temel Hedefler Beyannamesi ve 1964 Kurultayı’nda Ecevit’in raportörlüğünü yaptığı İleri Türkiye Ülkümüz bildirisi, bu dönüşümün düşünsel zemininin atıldığı belgelerdir. 1965 Şubat’ında “Ortanın Solu”nun parti politikası olarak ilan edilmesi ise CHP’yi yalnızca seçim stratejisi bakımından değil, ideolojik konumlanma bakımından da yeniden tanımlamıştır.

Ecevit, Ortanın Solu (1966) kitabında hareketin kuramsal çerçevesini “insan boyutu”, “örgüt boyutu” ve “toplumsal boyut” üzerinden tanımlamış; böylece CHP’nin siyasal hattı, bürokratik-modernleşmeci gelenekten halkçı-sosyal demokrat bir çizgiye evrilmiştir. 1968’de yaptığı değerlendirmede, parti içi tartışmaların artık “kapanmış bir aşama” olduğunu belirtmesi ise, hareketin yalnızca ideolojik değil, aynı zamanda kadrosal olarak da kesin bir kabul gördüğünün göstergesidir.[1]

Programın Karakteri, Sosyal Adalet Odaklı Bir Dönüşüm

Ortanın Solu programı, devletçi kalkınma modelini halkçı ve sosyal adaletçi bir çerçevede yeniden yorumlamıştır. Devletin ekonomik hayattaki rolü, sermaye birikimi yaratmaktan çok gelir dağılımını düzeltmeye yönelik bir araç olarak görülür. Vergi politikasında “az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi” ilkesi, 1960’ların toplumsal eşitsizliklerine karşı geliştirilen yapısal bir yaklaşımın parçasıdır.[2]

Program, toprak reformu, sendikal hakların genişletilmesi, sosyal mülkiyet ve planlı kalkınma gibi dönemin ilerici politikalarını merkeze yerleştirir. Böylece CHP, 1961 Anayasası’nın yarattığı özgürlükçü iklimden yararlanarak toplumsal yapıda daha eşitlikçi bir dönüşümün siyasal öncülüğünü üstlenmiştir.

Kadroların Niteliği, Gençleşme, Entelektüelleşme ve Halkla Yeniden Buluşma

Ortanın Solu hareketinin başarısında, Ecevit’in öncülüğünü yaptığı yeni kadroların belirleyici rolü vardır. Partinin bürokratik Cumhuriyetçi geleneğini temsil eden eski kuşak yerini; daha genç, eğitimli, örgütçü, siyaseti halkla kurulan bağ üzerinden tanımlayan bir kuşağa bırakmıştır. Bu kuşak, hem ideolojik disipline sahiptir hem de siyaseti yalnızca bir elit faaliyeti olmaktan çıkarıp köylü ve işçi kesimiyle doğrudan kurulan bir temas biçimine dönüştürmüştür.[3]

Ecevit’in “Karaoğlan” imajıyla simgeleşen halkçı liderliği, CHP’nin kitle tabanını genişleten en önemli kırılma noktalarından birini temsil eder.

2. 39. Olağan Kurultay Ekonomik Programı, Güncel Krizlere Yanıt Arayışı

Günümüzde CHP’nin ekonomik programı, Türkiye’nin 2020’li yıllarda karşı karşıya kaldığı yüksek enflasyon, kurumsal tahribat, gelir adaletsizliği ve düşük katma değerli üretim gibi çok katmanlı sorunlara yanıt verme çabasından doğmuştur. 39. Kurultay’da kabul edilen ekonomik program, bu bağlamda hem yapısal hem de acil çözümler içeren bir dönüşüm perspektifi sunar.

Programın temelinde hukukun üstünlüğüne vurgu yapılması, son yıllarda bozulan kurumsal yapıya bir yanıt niteliğindedir. Merkez Bankası bağımsızlığı, öngörülebilir hukuk sistemi ve denetim mekanizmalarının yeniden işler hale getirilmesi, ekonomik istikrarın ön koşulu olarak görülmektedir.[4] Toplumun geniş kesimlerinde “yargı güvenilirliğinin” eridiğine dair gözlemler, bu vurguya siyasal meşruiyet kazandırmaktadır.

Program aynı zamanda Türkiye’nin dünya ekonomisindeki konumunu yüksek katma değerli üretim ve Dijital/Yeşil Dönüşüm ekseninde yeniden tanımlamayı amaçlar. Sanayi politikasının yapay zekâ, enerji verimliliği, teknoloji odaklı üretim gibi unsurlar üzerinden şekillenmesi, 1960’ların kalkınmacı modelinden ciddi biçimde ayrılan bir yönelimdir.

Sosyal devlet anlayışı ise yalnızca vergi reformuyla değil, temel vatandaşlık geliri, ücretsiz okul yemeği, yaygın kreşler ve kapsamlı yoksullukla mücadele programlarıyla kurumsallaştırılmak istenmektedir.[5] Böylece sosyal adalet arayışı, ekonomik güvence mekanizmaları üzerinden somutlaştırılmıştır.

Yeni Kadroların Profili, Teknokratik Bir Yeniden İnşa Arayışı

Kurultay sonrası oluşan kadro yapısı, klasik ideolojik dönüşümden çok “devleti yeniden inşa etme” perspektifini önceleyen teknokratik bir karakter taşımaktadır. Uluslararası finans kuruluşlarında, bürokraside veya akademide görev almış isimlerin öne çıkması, ekonomik krizin yönetilmesinde uzmanlığa duyulan ihtiyacı yansıtır.

Ancak bu kadro tercihi, aynı zamanda tartışmalı bir yön de içerir. Mevcut program, kapitalist sermaye birikimi modelini yeniden restore etmeyi amaçlayan bir çerçeve olarak okunmakta; gelir dağılımı sorunlarını üreten yapısal mekanizmalara radikal müdahaleler öngörmemektedir. CHP’nin “Türkiye ittifakı” vurgusu da ideolojik bir birleşmeden çok, sermaye çevrelerinin güvenini sağlamaya dönük bir kadro mimarisine işaret etmektedir.[6]

Kısacası bu kadro, kriz yönetimi konusunda yetkin olmakla birlikte, toplumsal eşitsizlikleri dönüştürmeye yönelik güçlü bir alternatif ekonomi politikasının toplumsal taşıyıcısı olarak konumlanmakta güçlük çekmektedir.

3. Karşılaştırmalı Değerlendirme, İki Dönemin Dönüştürücü Kapasitesi

Ortanın Solu hareketi, CHP’nin ideolojik yönelimini kökten değiştiren tarihsel bir kırılma yaratmıştı. Sosyal adalet, planlı kalkınma, sendikal haklar ve toprak reformu gibi politikalara dayanan bu dönüşüm, gençleşmiş ve entelektüel bir kadro tarafından taşınmıştı. Program ile kadro arasında tutarlı bir bütünlük bulunduğu için, hareket toplumsal karşılık bulabilmişti.

Günümüzdeki 39. Kurultay Programı ise daha çok ekonomik krizin yönetilmesine yönelik pragmatik bir çerçeve sunmaktadır. Dijital dönüşüm, hukukun üstünlüğü ve kurumsal istikrar gibi hedefler çağdaş koşullara uygun olmakla birlikte, bu programın taşıyıcı kadrosu daha çok bürokratik-teknokratik deneyim üzerinden şekillenmiştir. Bu nedenle sosyal adalet hedefi, 1960’lardaki kadar radikal bir dönüşüm iddiası taşımamaktadır.

Aşağıdaki tablo, iki programın temel farklarını yapısal olarak göstermektedir.

Kriter

Ortanın Solu (1960’lar)

39. Kurultay Programı (Güncel)

Ekonomik Öncelik

Gelir dağılımı, sosyal hizmetler, vergi reformu [1]

Kurumsal güven, yüksek teknoloji, dijital/yeşil dönüşüm [5][6]

Devletin Rolü

Kalkınmacı–yatırımcı devlet [2]

Düzenleyici–istikrar sağlayıcı devlet [5]

Kadro Odağı

Genç, entelektüel ve ideolojik kadro [4]

Teknokratik ve bürokratik kadro [8]

Temel Araçlar

Toprak reformu, sosyal mülkiyet, sendikalaşma [3]

Hukukun üstünlüğü, yabancı yatırım, temel vatandaşlık geliri [5][7]

Bağlam

1961 Anayasası’nın özgürlükçü ortamı

Kurumsal tahribat, yüksek enflasyon, gelir krizi

 

Sonuç

CHP’nin tarihindeki bu iki kritik dönemeç, partinin toplumsal ihtiyaçlar karşısında kendini yeniden konumlandırma kapasitesini göstermesi bakımından önemlidir. Ortanın Solu hareketi, ideolojik bir yenilenme ve kadrosal bir gençleşme üzerinden Türkiye’de sosyal demokrasinin kurucu adımlarını atmıştır. 39. Kurultay Programı ise güncel krizlere yanıt üretmeye çalışan, uzmanlık ve kurumsal onarım odaklı bir yaklaşımı temsil etmektedir.

Her iki program sosyal adaleti merkeze almakla birlikte, bu hedefe ulaşmak için kullandıkları araçlar ve dayandıkları kadro tipleri önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Ortanın Solu’ndaki dönüşüm daha kurucu ve toplumcu bir karakter taşırken; güncel programın daha restoratif, kurumsal yapıyı tamir etmeye dönük bir nitelik taşıdığı söylenebilir.

Dipnotlar

[1] İnönü Vakfı, “CHP Ortanın Solunda”, 1965 konuşmaları.
[2] Ecevit, B., Ortanın Solu, 1966.
[3] Koç, A., “1965 Genel Seçimleri Öncesinde Ortanın Solu Söylemi”, DergiPark.
[4] CHP 39. Olağan Kurultay Programı ve Kurultay kayıtları.
[5] CHP Sosyal Politikalar Önerileri, 39. Kurultay.
[6] Parti Meclisi ve MYK listeleri üzerine basın analizleri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Büyüme Var, Paylaşım Yok, Yoksulluk Neden Artıyor?

  Türkiye’de yoksulluk artıyor. Bu artık bir “hissetme” meselesi değil, resmî verilerle sabit bir gerçek . TÜRK-İŞ’in Ocak 2026’da açıkladı...