“Ortanın Solu’ndan
39. Kurultay Ekonomik Programına Uzanan Dönüşüm”
Özet
Bu
çalışma, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iki kritik dönüşüm anını —1960’lı
yıllardaki Ortanın Solu hareketi ile güncel 39. Olağan Kurultay Ekonomik
Programını— karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Her iki programın ortaya
çıktığı toplumsal bağlam, ekonomik hedefleri ve bu programları hayata geçiren
kadroların yapısı analiz edilerek CHP’nin tarihsel dönüşüm çizgisi ortaya
konmaktadır. Bulgular, CHP’nin değişen sosyoekonomik koşullara uyum sağlayarak
farklı dönemlerde farklı örgütlenme ve politika tasarımları geliştirdiğini
göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: CHP, Ortanın Solu, 39. Kurultay,
ekonomik program, sosyal demokrasi, kadro yapısı.
Giriş
Cumhuriyet
Halk Partisi, kuruluşundan bu yana Türkiye’nin siyasal ve toplumsal dönüşümünün
başat aktörlerinden biri olmuştur. Ancak parti tarihinin bazı kırılma anları,
yalnızca politik önermeler üzerinden değil, kadroların niteliği, liderliğin
karakteri ve toplumla kurulan yeni ilişki biçimleri üzerinden de okunmaya
değerdir. Bu bağlamda 1960’larda şekillenen ve siyasal literatüre "Ortanın Solu" olarak geçen
dönüşüm ile günümüzde 39. Olağan Kurultay’da kabul edilen ekonomik program,
CHP’nin iki temel yönelimini temsil eder. Her iki dönem, farklı tarihsel
bağlamların ürünü olmakla birlikte, sosyal adalet hedefi üzerinden ortak bir
siyasal sorumluluk taşır. Bu makale, söz konusu iki dönemi karşılaştırmalı bir
çerçevede ele alarak CHP’nin hangi toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden
şekillendiğini incelemeyi amaçlamaktadır.
1.
Ortanın Solu Hareketi: 1960’ların Dönüştürücü Arayışı
1960’ların
ortasında CHP’nin siyasal çizgisi, İsmet İnönü’nün tutucu-ılımlı merkez sol
arayışı ile Bülent Ecevit’in daha radikal, halkçı ve toplumsal adalet eksenli
yaklaşımının etkileşimiyle dönüşmüştür. Her ne kadar “Ortadaki parti” görünümünden uzaklaşmak başlangıçta bir “yeniden
konumlanma” hamlesi olarak ortaya çıksa da, kısa sürede ideolojik bir çerçeveye
bürünen bu hareket, Türkiye’nin sosyal demokratik literatüründe öncü bir rol
oynamıştır.
1961’de
yayımlanan Temel Hedefler Beyannamesi ve 1964 Kurultayı’nda Ecevit’in
raportörlüğünü yaptığı İleri Türkiye Ülkümüz bildirisi, bu dönüşümün düşünsel
zemininin atıldığı belgelerdir. 1965 Şubat’ında “Ortanın Solu”nun parti
politikası olarak ilan edilmesi ise CHP’yi yalnızca seçim stratejisi bakımından
değil, ideolojik konumlanma bakımından da yeniden tanımlamıştır.
Ecevit,
Ortanın Solu (1966) kitabında hareketin kuramsal çerçevesini “insan boyutu”, “örgüt boyutu” ve “toplumsal boyut” üzerinden
tanımlamış; böylece CHP’nin siyasal hattı, bürokratik-modernleşmeci gelenekten
halkçı-sosyal demokrat bir çizgiye evrilmiştir. 1968’de yaptığı
değerlendirmede, parti içi tartışmaların artık “kapanmış bir aşama” olduğunu
belirtmesi ise, hareketin yalnızca ideolojik değil, aynı zamanda kadrosal
olarak da kesin bir kabul gördüğünün göstergesidir.[1]
Programın
Karakteri, Sosyal Adalet Odaklı Bir Dönüşüm
Ortanın
Solu programı, devletçi kalkınma modelini halkçı ve sosyal adaletçi bir
çerçevede yeniden yorumlamıştır. Devletin ekonomik hayattaki rolü, sermaye
birikimi yaratmaktan çok gelir dağılımını düzeltmeye yönelik bir araç olarak
görülür. Vergi politikasında “az
kazanandan az, çok kazanandan çok vergi” ilkesi, 1960’ların toplumsal
eşitsizliklerine karşı geliştirilen yapısal bir yaklaşımın parçasıdır.[2]
Program,
toprak reformu, sendikal hakların genişletilmesi, sosyal mülkiyet ve planlı
kalkınma gibi dönemin ilerici politikalarını merkeze yerleştirir. Böylece CHP,
1961 Anayasası’nın yarattığı özgürlükçü iklimden yararlanarak toplumsal yapıda
daha eşitlikçi bir dönüşümün siyasal öncülüğünü üstlenmiştir.
Kadroların
Niteliği, Gençleşme, Entelektüelleşme ve Halkla Yeniden Buluşma
Ortanın
Solu hareketinin başarısında, Ecevit’in öncülüğünü yaptığı yeni kadroların
belirleyici rolü vardır. Partinin bürokratik Cumhuriyetçi geleneğini temsil
eden eski kuşak yerini; daha genç, eğitimli, örgütçü, siyaseti halkla kurulan
bağ üzerinden tanımlayan bir kuşağa bırakmıştır. Bu kuşak, hem ideolojik
disipline sahiptir hem de siyaseti yalnızca bir elit faaliyeti olmaktan çıkarıp
köylü ve işçi kesimiyle doğrudan kurulan bir temas biçimine dönüştürmüştür.[3]
Ecevit’in
“Karaoğlan” imajıyla simgeleşen
halkçı liderliği, CHP’nin kitle tabanını genişleten en önemli kırılma
noktalarından birini temsil eder.
2.
39. Olağan Kurultay Ekonomik Programı, Güncel Krizlere Yanıt Arayışı
Günümüzde
CHP’nin ekonomik programı, Türkiye’nin 2020’li yıllarda karşı karşıya kaldığı
yüksek enflasyon, kurumsal tahribat, gelir adaletsizliği ve düşük katma değerli
üretim gibi çok katmanlı sorunlara yanıt verme çabasından doğmuştur. 39.
Kurultay’da kabul edilen ekonomik program, bu bağlamda hem yapısal hem de acil
çözümler içeren bir dönüşüm perspektifi sunar.
Programın
temelinde hukukun üstünlüğüne vurgu yapılması, son yıllarda bozulan kurumsal
yapıya bir yanıt niteliğindedir. Merkez Bankası bağımsızlığı, öngörülebilir
hukuk sistemi ve denetim mekanizmalarının yeniden işler hale getirilmesi,
ekonomik istikrarın ön koşulu olarak görülmektedir.[4] Toplumun geniş
kesimlerinde “yargı güvenilirliğinin” eridiğine dair gözlemler, bu vurguya
siyasal meşruiyet kazandırmaktadır.
Program
aynı zamanda Türkiye’nin dünya ekonomisindeki konumunu yüksek katma değerli
üretim ve Dijital/Yeşil Dönüşüm ekseninde yeniden tanımlamayı amaçlar. Sanayi
politikasının yapay zekâ, enerji verimliliği, teknoloji odaklı üretim gibi
unsurlar üzerinden şekillenmesi, 1960’ların kalkınmacı modelinden ciddi biçimde
ayrılan bir yönelimdir.
Sosyal
devlet anlayışı ise yalnızca vergi reformuyla değil, temel vatandaşlık geliri,
ücretsiz okul yemeği, yaygın kreşler ve kapsamlı yoksullukla mücadele
programlarıyla kurumsallaştırılmak istenmektedir.[5] Böylece sosyal adalet
arayışı, ekonomik güvence mekanizmaları üzerinden somutlaştırılmıştır.
Yeni
Kadroların Profili, Teknokratik Bir Yeniden İnşa Arayışı
Kurultay
sonrası oluşan kadro yapısı, klasik ideolojik dönüşümden çok “devleti yeniden inşa etme” perspektifini
önceleyen teknokratik bir karakter taşımaktadır. Uluslararası finans
kuruluşlarında, bürokraside veya akademide görev almış isimlerin öne çıkması,
ekonomik krizin yönetilmesinde uzmanlığa duyulan ihtiyacı yansıtır.
Ancak
bu kadro tercihi, aynı zamanda tartışmalı bir yön de içerir. Mevcut program,
kapitalist sermaye birikimi modelini yeniden restore etmeyi amaçlayan bir
çerçeve olarak okunmakta; gelir dağılımı sorunlarını üreten yapısal
mekanizmalara radikal müdahaleler öngörmemektedir. CHP’nin “Türkiye ittifakı”
vurgusu da ideolojik bir birleşmeden çok, sermaye çevrelerinin güvenini
sağlamaya dönük bir kadro mimarisine işaret etmektedir.[6]
Kısacası
bu kadro, kriz yönetimi konusunda yetkin olmakla birlikte, toplumsal
eşitsizlikleri dönüştürmeye yönelik güçlü bir alternatif ekonomi politikasının
toplumsal taşıyıcısı olarak konumlanmakta güçlük çekmektedir.
3.
Karşılaştırmalı Değerlendirme, İki Dönemin Dönüştürücü Kapasitesi
Ortanın
Solu hareketi, CHP’nin ideolojik yönelimini kökten değiştiren tarihsel bir
kırılma yaratmıştı. Sosyal adalet, planlı kalkınma, sendikal haklar ve toprak
reformu gibi politikalara dayanan bu dönüşüm, gençleşmiş ve entelektüel bir
kadro tarafından taşınmıştı. Program ile kadro arasında tutarlı bir bütünlük
bulunduğu için, hareket toplumsal karşılık bulabilmişti.
Günümüzdeki
39. Kurultay Programı ise daha çok ekonomik krizin yönetilmesine yönelik
pragmatik bir çerçeve sunmaktadır. Dijital dönüşüm, hukukun üstünlüğü ve
kurumsal istikrar gibi hedefler çağdaş koşullara uygun olmakla birlikte, bu
programın taşıyıcı kadrosu daha çok bürokratik-teknokratik deneyim üzerinden
şekillenmiştir. Bu nedenle sosyal adalet hedefi, 1960’lardaki kadar radikal bir
dönüşüm iddiası taşımamaktadır.
Aşağıdaki
tablo, iki programın temel farklarını yapısal olarak göstermektedir.
|
Kriter |
Ortanın Solu (1960’lar) |
39. Kurultay Programı (Güncel) |
|
Ekonomik Öncelik |
Gelir dağılımı, sosyal hizmetler, vergi
reformu [1] |
Kurumsal güven, yüksek teknoloji,
dijital/yeşil dönüşüm [5][6] |
|
Devletin Rolü |
Kalkınmacı–yatırımcı
devlet [2] |
Düzenleyici–istikrar
sağlayıcı devlet [5] |
|
Kadro Odağı |
Genç, entelektüel ve ideolojik kadro [4] |
Teknokratik ve bürokratik kadro [8] |
|
Temel Araçlar |
Toprak
reformu, sosyal mülkiyet, sendikalaşma [3] |
Hukukun
üstünlüğü, yabancı yatırım, temel vatandaşlık geliri [5][7] |
|
Bağlam |
1961 Anayasası’nın özgürlükçü ortamı |
Kurumsal tahribat, yüksek enflasyon,
gelir krizi |
Sonuç
CHP’nin
tarihindeki bu iki kritik dönemeç, partinin toplumsal ihtiyaçlar karşısında
kendini yeniden konumlandırma kapasitesini göstermesi bakımından önemlidir.
Ortanın Solu hareketi, ideolojik bir yenilenme ve kadrosal bir gençleşme
üzerinden Türkiye’de sosyal demokrasinin kurucu adımlarını atmıştır. 39.
Kurultay Programı ise güncel krizlere yanıt üretmeye çalışan, uzmanlık ve
kurumsal onarım odaklı bir yaklaşımı temsil etmektedir.
Her
iki program sosyal adaleti merkeze almakla birlikte, bu hedefe ulaşmak için
kullandıkları araçlar ve dayandıkları kadro tipleri önemli ölçüde
farklılaşmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Ortanın Solu’ndaki dönüşüm daha
kurucu ve toplumcu bir karakter taşırken; güncel programın daha restoratif,
kurumsal yapıyı tamir etmeye dönük bir nitelik taşıdığı söylenebilir.
Dipnotlar
[1]
İnönü Vakfı, “CHP Ortanın Solunda”, 1965 konuşmaları.
[2] Ecevit, B., Ortanın Solu, 1966.
[3] Koç, A., “1965 Genel Seçimleri Öncesinde Ortanın Solu Söylemi”, DergiPark.
[4] CHP 39. Olağan Kurultay Programı ve Kurultay kayıtları.
[5] CHP Sosyal Politikalar Önerileri, 39. Kurultay.
[6] Parti Meclisi ve MYK listeleri üzerine basın analizleri.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder