ÖZ
Son yıllarda muhasebe ve denetim alanında hızla yaygınlaşan yapay zekâ
destekli yazılımlar, işlem süreçlerini otomatikleştirerek önemli ölçüde zaman
ve maliyet tasarrufu sağlamaktadır. Ancak bu teknolojik gelişme, özellikle
vergi hukuku bakımından yeni risk alanlarını da beraberinde getirmektedir.
Vergi mevzuatının yoruma açık yapısı, idari görüşler ve yargı içtihatlarıyla
şekillenmesi, yapay zekâ çıktılarının sorgulanmadan kullanılmasını hukuki
açıdan sorunlu hâle getirmektedir. Bu çalışmada, yapay zekâ destekli muhasebe
uygulamalarının Türkiye’deki vergi sistemiyle uyumu, meslek mensuplarının
sorumluluğu ve Danıştay içtihatları ışığında ortaya çıkan riskler
değerlendirilmektedir.
Anahtar
Kelimeler
Yapay zekâ, muhasebe otomasyonu, vergi
riski, mesleki sorumluluk, Vergi Usul Kanunu, TFRS
1. GİRİŞ
Muhasebe mesleği, dijital dönüşüm sürecinden en fazla etkilenen alanlardan
biridir. Elektronik belge uygulamalarıyla başlayan bu süreç, günümüzde yapay
zekâ destekli muhasebe ve denetim yazılımlarının yaygınlaşmasıyla yeni bir
boyut kazanmıştır. Ancak Türkiye’de muhasebe uygulamaları yalnızca teknik
standartlara değil; Vergi Usul Kanunu, ikincil mevzuat, idari görüşler ve yargı
kararlarına dayanmaktadır. Bu durum, yapay zekâ destekli sistemlerin denetimsiz
kullanımını hukuki açıdan tartışmalı hâle getirmektedir.
2. YAPAY
ZEKÂNIN MUHASEBE UYGULAMALARINDAKİ ROLÜ
2.1. Denetim
ve Veri Analizi
Yapay zekâ, denetim süreçlerinde büyük veri kümelerini analiz ederek olağan
dışı işlemleri tespit edebilmekte, geleneksel örnekleme yöntemlerine kıyasla
daha kapsamlı bir inceleme imkânı sunmaktadır. Bununla birlikte bu analizler hukuki
değerlendirme içermemekte, yalnızca istatistiksel sapmaları ortaya koymaktadır.
2.2. Muhasebe
Süreçlerinin Otomasyonu
Mutabakatlar, kapanış işlemleri ve belge eşleştirme gibi süreçlerin
otomatik hâle getirilmesi, iş yükünü azaltmakta ve hız kazandırmaktadır. Ancak
algoritmaların hatalı kurgulanması durumunda sistematik yanlış kayıtlar
oluşabilmekte ve bu kayıtlar doğrudan beyannamelere yansıyabilmektedir.
3. VERGİ
HUKUKU AÇISINDAN YAPAY ZEKÂNIN SINIRLARI
3.1. Vergi
Mevzuatının Yoruma Açık Yapısı
Vergi hukuku, matematiksel kesinlikten ziyade yorum, idari uygulama ve
yargı içtihatlarıyla şekillenen bir alandır. Yapay zekâ, metinleri analiz
edebilmekle birlikte Türkiye’deki yerleşik idari uygulamayı ve fiilî denetim
pratiğini değerlendiremez.
3.2. VUK – TFRS
Ayrımı ve Yapay Zekâ Kaynaklı Riskler
Türkiye’de finansal raporlama ile vergisel kayıtlar arasındaki ayrım, yapay
zekâ kullanımında en önemli risk alanlarından biridir. TFRS’ye göre gerçeğe
uygun değer modeli seçilen yatırım amaçlı gayrimenkuller amortismana tabi
tutulmazken, Vergi Usul Kanunu’na göre amortisman ayrılması zorunludur.
4. MESLEKİ
SORUMLULUK VE HUKUKİ SONUÇLAR
4.1. Yazılım
Kaynaklı İşlemlerde Sorumluluk
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227’nci maddesi uyarınca, beyannamelerin
doğruluğundan meslek mensupları sorumludur. Bu sorumluluk, kullanılan muhasebe
yazılımı veya yapay zekâ destekli sistemler gerekçe gösterilerek ortadan
kaldırılamaz.
4.2. Yapay
Zekâ Kaynaklı Hataların Cezai Boyutu
Otomatik sistemler aracılığıyla oluşturulan hatalı muhasebe kayıtları,
vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezalarına konu olabilmektedir.
5. SONUÇ
Yapay zekâ destekli muhasebe uygulamaları, meslek mensupları için önemli
bir yardımcı araç olmakla birlikte, vergi hukuku açısından karar verici
nitelikte kullanılması ciddi riskler barındırmaktadır. Danıştay’ın yerleşik
içtihadı, teknik araçların sorumluluğu ortadan kaldırmadığını açıkça ortaya
koymaktadır.
DİPNOTLAR
1. TMS
40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller Standardı, paragraf 56 ve devamı.
2. 213
sayılı Vergi Usul Kanunu, md. 313, 314 ve 320.
3. 213
sayılı Vergi Usul Kanunu, mükerrer md. 227.
4.
Danıştay 4. Dairesi, E.2016/11125, K.2019/5143, T.25.09.2019.
5.
Danıştay 3. Dairesi, E.2015/4607, K.2017/2596, T.10.05.2017.
6.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E.2018/1027, K.2021/382, T.24.03.2021.
7.
Danıştay 4. Dairesi, E.2017/4321, K.2020/2896, T.30.06.2020.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder