SUYU BULANDIR Kİ DERİNLİĞİ BELLİ OLMASIN O kadar fazla şey var ki basit olmasına rağmen anlaşılamıyor. Topluma karmaşık görünüyor. Açık olarak ulu ortada duran şey ise ikna edemiyor kimseyi. Herkes öküzün altında buzağı arıyor. Velâkin kimse ne gördüğüne ne de duyduğuna inanası gelmiyor. Hal böyle olunca demokrasilerin şeffaflığından, toplumların açıklığından, devletlerin adaletinden bahsedilip durulurken bu sağlanamıyor. Bu kadar anlaşılmaz olan ne olabilir ki? Toplumda ortaya çıkan bölünmüşlük duygusu ve kültürel ayrışma mı? Sürekli küçük parçalara bölünme ve kendi kabuğuna çekilme mi? Kendi dışında bir şeye inanmama ve bazen kendinden şüphelenecek duruma düşüp hastalıklı hale geleme mi? Bu yaşanılanlar toplumsal gerçeklikten ayrı düşünülemez. İnsanlar ayrışırken kendi doğrularını veya sığınaklarını da kendilerinin yaratmaları. Toplumlar ortak duygu ve düşüncede, iyi günde ve kötü günde bir araya gelmesi, en önemlisi de ortak yaşamda dayanışmada bulunabilmesidi...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
VERGİ AFLARI MUHASEBE MESLEĞİNİN ANATOMİSİNİ BOZUYOR Basına yansıyan haberlere göre kapsamlı bir vergi affı daha yolda ve kısa bir süre sonra yasallaşarak toplumun ve muhasebe mesleğiyle uğraşan muhasebecilerin önüne gelecektir. Sıklıkla çıkarılan aflar güvenilirlik, sürdürülebilirlik ve öngörülebilirliği ortadan kaldırması nedeniyle muhasebe mesleğine haksız bir şekilde darbe vuruyor. Toplumun adalet duygusunu, kanunlara uyanlar ile kanunlara uymayanlar arasındaki toplumsal dengenin bozulmasında da sebep oluyor. Muhasebe mesleği uzun bir eğitim ve uygulama süresi gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Herhangi bir meslek değildir. Sürekli kendisini yenilemesi gereken, ekonomi, hukuk, sosyal politika, maliye, muhasebe vb. konularda kendini yetiştiren bir meslek dalıdır. Eğitim; sadece teorik değil uygulamayı da gerektiren ve uzun zaman alan bir süreçtir. Kendisini sürekli yenilemesiyle mesleki yapısından kaynaklı hareketliliği barındıran bir süreç olması, sürekli değişiklilikler...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
SİYASİ PARTİLERİN TUTMASI GEREKEN YASAL DEFTERLER VE CEZASI Ertuğrul Kılıç [1] GİRİŞ Demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olan siyasal partiler Anayasamızın [2] 68. Maddesine göre kurulmaktadırlar. Siyasi partiler vatandaşların siyasi düşünce ve tercihleri doğrultusunda devlet yönetimine katılmasını sağlamak, seçimler aracılığıyla yürütmede görev alacak kişileri seçerek vatandaşı temsil etmesini sağlayan en büyük demokratik sivil toplum kuruluşu olma özelliğini taşırlar. Hukuk devleti ilkesinin var olduğu tüm demokratik ve çağdaş ülkelerde siyasal partilerin varlıklarının denetlenmesi büyük önem arz etmektedir. Denetimin var olması bir belgeye bağlaması ve bu belgelerin belirli bir nizam içerisinde kayıt altına alınmasını gerektirmektedir. Siyasal partilerimizin, çoğu zaman dikkat etmedikleri ve toplumun da çok ilgilenmediği bir alana genel seçimler yaklaşırken dikkat çekmek toplumsal bir görevdir. Bu makalede ülkemizde kurulu ola...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
HALK, SİYASİ PARTİLERİN GELİRLERİNİN GENEL BÜTÇEDEN KARŞILANDIĞINI BİLİYOR MU? Ertuğrul KILIÇ Bir ülkede demokrasiden bahsedebilmek için birinci koşul, siyasi partilerin var olması, ikincisi ise iktidarın değişmesini sağlayacak bir muhalefetin olması ve iktidarın seçim yoluyla değişiyor olması gerekli görülür. Katılımcı demokratik ülkelerin, bir siyasi parti vasıtasıyla yönetilmesi ve alternatif olarak iktidarın değiştirilmesi için örgütlenmesi ve iktidarın demokratik yollarla değişmesini sağlayacak bir muhalefet siyasi parti örgütlenme faaliyetinin var olması vazgeçilmezdir. Siyasi partiler iktidar olmak için çeşitli araçlara ihtiyaç duyarlar. En başta insan (partiye üye) daha sonra ise ülkenin her tarafında idari ve coğrafi özelliklere göre örgütlenmeye. Bu çabanın gerçekleşmesi için ise siyasi partilerin belirli bir paraya ( mali kaynağa) ihtiyaç duymakta olduklarıdır. Siyasi patiler birer işletme değildirler. İşletme gibi mal veya hizmet satarak veya üreterek gelir ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ÜCRETLİLERE; ASGARİ ÜCRET TUZAĞI Asgari ücretin ne olduğundan ve ne kadar artırıldığından daha çok, çalışanların ne kadarının asgari ücret ve asgari ücret seviyesinde çalışıyor olduğu daha önemli hale gelmekte. Asgari ücret birçok ülkede bir sosyal denge ve yoksullukla mücadelede bir sosyal politika aracı olarak kullanılmaktadır. Çalışanların yaşamlarını asgari düzeyde sürdürmelerini sağlamak üzere belirlenen bir ücrettir. Önemli bir sosyal politika aracı olması toplumda en az ücretle yaşamını sürdürenlerin belirli bir tutar olarak belirlenerek, birçok verinin bir rakama bağlanması, gösterge olarak kullanılmasından gelmektedir. Bir rakam olarak bakıldığında asgari ücret çok bir şey ifade etmez. Ancak tek bir anlamlı görüş ortaya çıkarır ki o da asgari “en az ücreti” ifade etmesidir. Toplumun yoksulluğu bu ücrete yaklaştıkça artar, uzaklaştıkça alım gücünün artması ve çalışanların refahlarının artmasına katkı sunar. Asgari ücret, vatandaşın asgari yaşamını sü...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
VERGİ AFLARI MUHASEBE MESLEĞİNİN ANATOMİSİNİ BOZUYOR Ertuğrul Kılıç Basına yansıyan haberlere göre kapsamlı bir vergi affı daha yolda ve kısa bir süre sonra yasallaşarak toplumun ve muhasebe mesleğiyle uğraşan muhasebecilerin önüne gelecektir. Sıklıkla çıkarılan aflar güvenilirlik, sürdürülebilirlik ve öngörülebilirliği ortadan kaldırması nedeniyle muhasebe mesleğine haksız bir şekilde darbe vuruyor. Toplumun adalet duygusunu, kanunlara uyanlar ile kanunlara uymayanlar arasındaki toplumsal dengenin bozulmasında da sebep oluyor. Muhasebe mesleği uzun bir eğitim ve uygulama süresi gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Herhangi bir meslek değildir. Sürekli kendisini yenilemesi gereken, ekonomi, hukuk, sosyal politika, maliye, muhasebe vb. konularda kendini yetiştiren bir meslek dalıdır. Eğitim; sadece teorik değil uygulamayı da gerektiren ve uzun zaman alan bir süreçtir. Kendisini sürekli yenilemesiyle mesleki yapısından kaynaklı hareketliliği barındıran bir süreç olması, sürekli ...
ÖRGÜTLÜ GÜÇ OLMADAN DEĞİŞİM OLUR MU?
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Dünya 1990 yıllardan bu tarafa tuhaf bir şekilde savrularak yoluna devam etmektedir. Sovyetler Birliğinin yıkılmasından bu yana o bilindik “kominizim” propagandasına dayalı toplumsal korkulardan beslenen toplumsal algı yönetimi, artık gerçeklikle karşılaştığında bir anlam ifade etmemektedir. Dünya değişmiştir. Aynı zamanda onun içerisinde bir kümenin elamanları olan ülkelerde de bu değişimden çeşitli şekillerde değişime tabi olmuşlardır. Bazı ülkeler bu değişime uygun toplumsal yapıları geliştirememiş bazıları ise yenidünyanın gelişmesine daha fazla uyum sağlamışlardır. Ancak her ne olursa olsun yaşamaya devam ettiğimiz virüs nedeniyle içerisinde bulunulan kapsayıcı ekonomik ve toplumsal sistem olan kapitalizm, her ülkenin kendi eksikliğini ve hazır taraflarını ortaya çıkarmıştır. Dünyada adaletsiz gelir dağılımı nedeniyle zaten yaşanılan yoksulluk, virüs nedeniyle daha da artarak çoğalmakta. Dünyada izlenen siyasi popülizm ve küreselleşme ile yoksulluk artarken birde pande...