26 Ekim 2025 Pazar

Yorgun Bir Mesleğin Sessiz Çığlığı; Bütünleşme Zamanı

Özet

Muhasebe mesleği son yıllarda dijitalleşme, mevzuat yoğunluğu ve idari taleplerin artması nedeniyle yapısal bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Bu süreç, meslek mensuplarının çalışma koşullarını ağırlaştırmış, sosyal statülerini zayıflatmış ve meslek örgütleriyle olan aidiyet bağlarını zedelemiştir.

E-beyan, e-defter, e-fatura gibi uygulamaların idare tarafından sık değişen düzenlemelerle yürütülmesi, meslek mensupları üzerinde idari baskı ve psikolojik yorgunluk yaratmaktadır. Bunun yanında ücret standardı eksikliği, meslek unvanları arasındaki dengesizlik (SMMM–YMM ayrımı) ve örgütsel temsildeki adaletsizlikler mesleğin bütünlüğünü zedeleyen başlıca sorunlardır. TÜRMOB genel kurulunun yeni yapıldığı ve mesleki sorunların genel kurulda dile getirildiği gibi meslek mensuplarını ne kadar çok  meslek ve meslektaşın geleceği adına kaygı ve endişeye sevk eden durumda olduğu bir kez daha görüldü. 

Bu makale, söz konusu sorunları sistematik biçimde ele alarak, bütünleşik, katılımcı ve insan merkezli bir meslek örgütlenmesinin inşası için öneriler sunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Muhasebe Mesleği, TÜRMOB, Meslek Örgütlenmesi, Dijital Dönüşüm, Mesleki Aidiyet, Kurumsal Bütünleşme

1. Giriş

Muhasebe mesleği, ekonomik düzenin en görünmeyen ama en hayati damarlarından biridir.

Ancak son dönemde bu damar, aşırı yüklenme ve baskı nedeniyle tıkanma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Artan mevzuat talepleri, sürekli değişen e-sistemler ve idarenin beklentileri, meslek mensuplarının çalışma yaşamını yalnızca teknik açıdan değil, psikolojik ve sosyal açıdan da zorlaştırmaktadır.

Bu tablo, yalnızca bireysel bir yorgunluk değil; kurumsal bir tükenmişliğe işaret etmektedir.

Meslek örgütlerinin (TÜRMOB ve odalar) bu süreçte üstlendiği rol, mesleğin geleceği açısından belirleyici niteliktedir.

2. Mesleğin Güncel Sorunları

2.1. Dijitalleşmenin Getirdiği Görünmeyen Baskı

E-beyanname, e-defter, e-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye gibi uygulamalar, ilk bakışta modernleşmenin göstergesi olarak sunulsa da, uygulamada idari yük artışı anlamına gelmektedir.

Her değişiklik, yeni bir stres kaynağına dönüşmektedir. Vergi idaresi sürekli değişiklikler yaparak "neredeyse her ay" meslek mensubuna ek bir bilgi yükü oluşturmaktadır.

Vergi idaresinin “kolaylaştırma” iddiasına rağmen, sistemlerin eşzamanlı değişimi ve teknik aksaklıklar, meslek mensupları üzerinde kurumsal mobbing etkisi yaratmaktadır.

2.2. Ücret ve Sosyal Statü Sorunu

Meslek mensuplarının çoğu, emeğinin karşılığını alamamakta; düşük ücret rekabeti mesleğin itibarını zedelemektedir.

Ücret yalnızca ekonomik bir konu değildir; emeğe verilen toplumsal değerin göstergesidir.

Toplum nezdinde muhasebeci, çoğu zaman “beyanname dolduran kişi” olarak görülmekte, oysa gerçekte işletmenin finansal sağlığını ve vergi adaletini sağlayan bir uzmandır. Son yapay zekâ uygulaması "KURGAN" yapılanmasında ise meslek mensubuna bir finans uzmanı ve vergi danışmanı olması gerektiği vurgusu yapılmaktadır.

2.3. Meslek Unvanları Arası Dengesizlik (SMMM–YMM)

Mesleğin içinde yıllardır süregelen unvan temelli ayrım, dayanışmayı zayıflatmakta ve örgütsel bölünmeyi derinleştirmektedir.

TÜRMOB yönetiminde temsiliyet dengesizliği, tabanda aidiyet kaybına neden olmaktadır.

Üyeler, artık “benim odam” diyememekte, yönetimle arasındaki bağ giderek zayıflamaktadır. Hak kayıplarını bir tarafa bırakalım sıradan menfaatlerini savunamaz ve kendini yalnız hissederek, mesleki dayanışmadan ve meslek odasından kopmaktadır.

2.4. Aidiyet Kaybı ve Kurumsal Sessizlik

Birçok meslek mensubu, meslek örgütünü yalnızca bir zorunluluk olarak görmekte; temsil edildiğini hissetmemektedir.

Bu durum, örgütsel kimliği zayıflatmakta, birlik duygusunun yerini yabancılaşma almaktadır.

Oysa meslek örgütü, yalnızca bir yönetim yapısı değil; üyelerinin ortak vicdanı ve kendini üretim ilişkileri içerisinde nasıl gördüğünün sosyal bir aynasıdır.

3. TÜRMOB’un Rolü ve Sorumluluğu

TÜRMOB, mesleğin kurumsal çatı örgütü olarak yalnızca düzenleyici değil, savunucu bir rol üstlenmelidir. Sadece ticari hayatı düzenleyen kurullar ile sermayeye yönelik akıl veren  raporlar yazmamalı aynı zamanda meslek mensuplarının özlük haklarını dile getiren, muhataplarına anlatan bir yol izlemelidir. TÜRMOB  sadece uluslar arası muhataplarının ortaya koyduğu muhasebe ve vb. belgeleri aktarmak değil, ülkemizin özgül ekonomik, sosyal yapısına yönelik meslek mensuplarını katarak özgün çalışmalar ortaya koymalıdır.

İdare karşısında meslek mensuplarının haklarını koruyan, dijital dönüşüm süreçlerinde görüş bildiren ve mesleki dengeyi sağlayan bir yapı, kurumsal bütünleşmenin ön koşuludur. Vergi idaresinin ihtiyaçları üzerinden değil, ekonomik birimlerin ihtiyaçları ile işletme ilgililerinin ihtiyaçları üzerinden mesleki çözümler üretmelidir.

Bugün en büyük ihtiyaç, temsilin ötesine geçip katılımı kurumsallaştırmaktır. Sadece vergi idaresinden beyan sürelerinin uzatılması, meslek mensupları arasında haksız rekabeti oluşturduğu gibi sonuçta meslek mensubuna hiç bir şey de kazandırmamaktadır.

Delegeler, yalnızca seçim dönemlerinde değil; sürekli iletişim ve paylaşım içinde olmalıdır.

Bu anlayış, örgütü yukarıdan aşağıya değil, tabandan yukarıya yeniden inşa eder. Sorunların tespiti ve çözümüne paydaşları ile birlikte kalıcı katkılar sağlar

4. Çözüm Önerileri: Bütünleşik ve Katılımcı Bir Meslek Yapısı

1.     Dijital Dönüşümün İnsan Merkezli Hale Getirilmesi

·         İdare, yeni sistemleri uygulamaya koymadan önce meslek örgütlerinin teknik görüşünü almalıdır.

·         Meslek mensuplarına yeterli geçiş süresi tanınmalı, pilot uygulamalarla sistem oturtulmalıdır.

2.     SMMM–YMM Temsiliyet Dengesinin Sağlanması

·         TÜRMOB yönetiminde eşit temsiliyeti ilkesi benimsenmeli, karar organlarında orantısal adalet sağlanmalıdır.

3.     Ücret Standardı ve Emek Değeri:

·         Asgari ücret tarifesi piyasa gerçeklerine göre güncellenmeli, ücret rekabeti yerine kalite temelli, ekonomi aktörlerinin ihtiyaçlarını sağlayacak standartlar öne çıkarılmalıdır.

4.     Kurumsal Şeffaflık ve Katılım:

·         TÜRMOB ve odalar, düzenli “açık oturum” ve “meslek meclisi” toplantılarıyla üyeyi karar süreçlerine dâhil etmelidir. Gündelik sorunlardan başlayarak ekonomik eğilimleri ve teknolojik gelişmeleri de dikkate alan geleceği yeniden inşa edecek politikalar geliştirmelidir.

5.     Mesleğin Sosyal İtibarının Yeniden İnşası:

·         Toplumda muhasebe mesleğinin üretim süreçlerine, istihdama, toplumsal kalkınmaya katkısının nasıl olduğunu, sağlıklı bir ekonominin kayıtlı ekonomi olduğunu anlatmalıdır.

·         Kamuoyunda muhasebe mesleğinin danışmanlık ve denetim boyutu ön plana çıkarılmalı; medya ve eğitim yoluyla algı güçlendirilmelidir.

5. Sonuç

Muhasebe mesleği, bir dönüm noktasındadır.

Sayıların ardında görünmeyen bir emek, bir vicdan ve bir toplumsal sorumluluk yatmaktadır.

Bu meslek, yalnızca belgelerle değil, insan hikâyeleriyle ayakta durur.

Yorgunluk, tükenmişlik ve değersizleşme duygusunu aşmanın yolu, kurumsal dayanışma ve mesleki birliktir.

Gerçek bütünleşme, yönetimin çağrısıyla değil; üyelerin ortak sesiyle mümkündür.

TÜRMOB, ve odalar bu sesi duyduğu ve ona karşılık verdiği ölçüde yeniden güçlenecektir.

Çünkü bir mesleği geleceğe taşıyan şey, teknik bilgi değil, paylaşılan değer duygusudur.

Kaynakça

  • 3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
  • Gelir İdaresi Başkanlığı e-Belge ve e-Defter Rehberleri
  • TÜRMOB Mevzuat ve Meslek Etiği İlkeleri

 

 

 

 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Büyüme Var, Paylaşım Yok, Yoksulluk Neden Artıyor?

  Türkiye’de yoksulluk artıyor. Bu artık bir “hissetme” meselesi değil, resmî verilerle sabit bir gerçek . TÜRK-İŞ’in Ocak 2026’da açıkladı...