1. Giriş
İthalatta gözetim uygulaması, dış ticaret
politikasının bir aracı olarak uzun süredir yürürlükte olmakla birlikte, 2026
yılında yapılan düzenleme ile bu uygulamanın 57 nolu Katma Değer Vergisi
(KDV) genel uygulama tebliğinde[1]
yapılan değişikliklerin, indirimi üzerindeki etkisi açık biçimde vergi
mevzuatına yansıtılmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle,
gözetim uygulaması nedeniyle ortaya çıkan kıymet artışlarının KDV boyutu
netleştirilmiş; bu kapsamda ödenen KDV’nin indirim hakkı sınırlandırılmıştır.
Bu
düzenleme, KDV’nin “nötr vergi” olma özelliğini gözetim farkları bakımından
ortadan kaldırmakta ve ithalatçılar açısından doğrudan maliyet artışı
doğurmaktadır.
2. İthalatta Gözetim Uygulamasının Hukuki Çerçevesi
Gözetim uygulaması, belirli malların ithalatında beyan
edilen kıymetin düşük gösterilmesini önlemek amacıyla, idarece belirlenen bir
referans kıymetin esas alınmasıdır. Bu durumda ithalatçı, fiilen ödediği
bedelden daha yüksek bir kıymet üzerinden gümrük vergileri ve KDV ödemek
zorunda kalabilmektedir.
Söz konusu kıymet farkı çoğu zaman ticari belgelerle
tevsik edilemeyen bir tutar niteliğindedir ve gümrük beyannamesinde “yurt dışı gider” benzeri kalemlerle
matraha dâhil edilmektedir.
3. Yeni Düzenleme, İndirilemeyecek KDV’nin Kapsamı
57 nolu KDV Genel Uygulama Tebliği’ne yapılan
değişiklikler ile eklenen düzenleme ile, 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı [2]
doğrultusunda;
- İthalatta
gözetim uygulaması,
- Korunma
önlemleri,
- Anti-damping
ve telafi edici vergiler
nedeniyle KDV matrahında ortaya çıkan artışlara
ilişkin ödenen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı açıkça hükme
bağlanmıştır.
Bu kapsamda indirimi yasaklanan KDV yalnızca gözetim
farkına değil, bu fark nedeniyle hesaplanan:
- Gümrük vergisi,
- İlave gümrük vergisi ve benzeri
mali yükler
üzerinden
doğan KDV’yi de kapsamaktadır.
4. İndirilebilecek ve İndirilemeyecek KDV Ayrımı
Düzenleme,
ithalatta ödenen KDV’nin tamamını değil, yalnızca gerçek mal bedelini aşan
yapay kıymet artışlarına isabet eden kısmını indirim dışı bırakmaktadır.
|
KDV’ye Esas Unsur |
İndirim Durumu |
|
Gerçek CIF
bedeli |
İndirilebilir |
|
Bu bedele
isabet eden normal gümrük vergileri |
İndirilebilir |
|
Gözetim
nedeniyle oluşan kıymet farkı |
İndirilemez |
|
Bu farka
isabet eden vergiler |
İndirilemez |
Böylece KDV
sistemi içinde gözetim farkları “vergisel nötrlük” dışında bırakılmıştır.
5. Uygulama Örneği
Tebliğde
verilen örneğe göre:
- Gerçek CIF bedeli: 4.000.000
TL
- Gözetim kıymeti: 10.000.000
TL
- Fark: 6.000.000 TL
Vergi
oranları:
- GV %10
- İlave GV %15
- KDV %20
5.1. İndirilemeyecek Kısım
|
Kalem |
Tutar (TL) |
|
Gözetim
farkı |
6.000.000 |
|
Bu kısma
isabet eden GV |
600.000 |
|
Bu kısma
isabet eden İlave GV |
900.000 |
|
KDV
Matrahı |
7.500.000 |
|
KDV (%20) |
1.500.000 ❌ |
Bu tutar
indirilemez KDV niteliğindedir.
5.2. İndirilebilecek Kısım
|
Kalem |
Tutar (TL) |
|
CIF Bedeli |
4.000.000 |
|
GV |
400.000 |
|
İlave GV |
600.000 |
|
KDV
Matrahı |
5.000.000 |
|
KDV (%20) |
1.000.000 ✔ |
Bu tutar
indirilecek KDV olarak kaydedilebilir.
6. Muhasebe ve Maliyet Etkisi
İndirilemeyen
KDV;
- 191 İndirilecek KDV hesabına
alınamaz
- Stoklu işletmelerde mal
maliyetine eklenir
- Hizmet işletmelerinde doğrudan
gider yazılabilir
Bu durum,
özellikle gözetim kapsamındaki sektörlerde birim maliyetleri yükselterek
kârlılığı azaltıcı etki yaratacaktır.
7. YMM Raporu ve Vergi Denetimi Boyutu
Düzenleme, yalnızca muhasebe tekniği değişikliği
değil, aynı zamanda bir denetim mekanizması da getirmiştir. Belirli
büyüklüğü aşan ithalatlarda mükellefler, gözetim ve benzeri uygulamalar
nedeniyle ödenen KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmadığını altı aylık
dönemler itibarıyla YMM raporu ile tevsik etmek zorundadır.
Mükellef bir takvim yılı içinde ithalat bedelleri
toplamı 2,6 milyon TL’yi aşarsa, gözetim / anti-damping vb. vergi
uygulamalarında ödenen KDV’yi indirim konusu yapıp yapmadığını YMM
raporuyla tevsik etmek zorundadır.[3]
Bu yönüyle
konu, KDV iade ve indirim sisteminde yeni bir risk alanı oluşturmuştur.
8. Sonuç ve Değerlendirme
Yeni
düzenleme ile birlikte:
- Gözetim farkları artık yalnızca
bir gümrük politikası aracı değil,
- Aynı zamanda ithalatçılar için kalıcı
bir vergi maliyeti unsuru haline gelmiştir.
Bu yaklaşım,
ticaret politikası önlemlerinin KDV sistemi yoluyla dolaylı biçimde nötralize
edilmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Ancak uygulamada, ithalatçı firmaların maliyet
yapısını bozacak ve fiyatlara yansıyacak sonuçlar doğurması kaçınılmazdır.
Dolayısıyla
işletmelerin;
- Gümrük beyannamelerini,
- İthalat maliyet analizlerini,
- KDV indirim kayıtlarını
yeni
düzenleme ışığında yeniden yapılandırmaları gerekmektedir. Aksi halde, hem
maliyet hesaplarında sapma hem de vergi incelemelerinde risk ortaya çıkacaktır.
[1] 31.01.2026 tarihli 33154 sayılı R.G 33154 Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 57)
[2] 24 Kasım 2023 tarih 32379 sayılı
R.G.Cumhurbaşkanlığı Kararı Eki
[3] 46 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği’nin 3/1-a bendi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder