19 Nisan 2026 Pazar

Kâr Görünür, Nakit Kaybolur, Bıst Finansalları Üzerinden Kâr–Nakit Ayrışmasının Analitik İncelenmesi

ÖZET

Türkiye’de işletmelerin finansal performansı geleneksel olarak net kâr ve satış büyümesi üzerinden değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul’da işlem gören üç büyük ölçekli şirketin (otomotiv, perakende, demir-çelik sektörleri) 2021–2024 dönemi finansal tabloları üzerinden kâr ile nakit üretimi arasındaki ayrışmayı analiz etmektir. Yöntem olarak, Faaliyetlerden Nakit Akışı/Net Kâr oranı (CFO/Net Kâr), Alacak Tahsil Süresi (DSO), Stokta Kalma Süresi (DIO) ve Nakit Dönüşüm Döngüsü (CCC) hesaplanmıştır. Bulgular, CFO/Net Kâr oranının 0,49–0,83 aralığında kaldığını; DSO’nun 20–30 gün, DIO’nun 15–30 gün uzadığını; CCC’nin ise 2021’de ortalama 45 gün iken 2024’te 70–95 güne yükseldiğini göstermektedir. Sonuç olarak, Türkiye’de işletmelerin temel finansal sorununun kârsızlık değil, kârın nakde dönüşememesi olduğu tespit edilmiştir.

 

Anahtar Kelimeler: Kâr-nakit ayrışması, faaliyet nakit akışı, nakit dönüşüm döngüsü, çalışma sermayesi, BIST.

 1. GİRİŞ

Bir şirket düşünün: Gelir tablosunda rekor kâr açıklıyor, yatırımcı sunumlarında “kârlılıkta yeni zirve” diyor. Ancak aynı şirketin kasasında para yok, banka kredilerini çevirmekte zorlanıyor, tedarikçilere öteleme yapıyor. Bu bir çelişki değil; Türkiye’de giderek yaygınlaşan yeni finansal normaldir. Bu çalışma, Borsa İstanbul’da işlem gören üç büyük ölçekli şirketin (otomotiv, perakende, demir-çelik) 2021–2024 dönemi finansal tablolarını analiz ederek şu soruyu yanıtlamaktadır: “Madem kâr ediyorsunuz, para nerede?” Otomotiv, perakende ve demir-çelik sektörleri, Türkiye’de en yüksek çalışma sermayesi baskısına sahip sektörler arasında olduğu için seçilmiştir.

 2. Veri Ve Yöntem

 2.1. Veri Seti

Kullanılan verilerin tamamı Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanmış gerçek finansal tablolardır (KAP, 2021-2024). Hiçbir veri uydurulmamış, yalnızca okunabilirlik için yuvarlanmıştır. Tüm tablolar bağımsız denetimden geçmiştir ve TFRS’ye uygun olarak hazırlanmıştır.

2.2. Analizde Kullanılan Göstergeler

Çalışmada dört temel gösterge kullanılmıştır (Ross vd., 2019):

Tablo-1: Analizde Kullanılan Finansal Göstergeler

Gösterge

Formül

Anlamı

CFO / Net Kâr

Faaliyet Nakit Akışı / Net Kâr

Kârın nakde dönüşme oranı

DSO (Alacak Gün Sayısı)

(Ticari Alacaklar / Net Satışlar) × 365

Müşterilerin ortalama ödeme süresi

DIO (Stok Gün Sayısı)

(Stoklar / Satışların Maliyeti) × 365

Stokta kalma süresi

CCC (Nakit Dönüşüm Döngüsü)

DIO + DSO – DPO

Satıştan nakde ulaşma süres

|

3. Bulgular

3.1. CFO / Net Kâr Oranı

İncelenen üç sektörde de faaliyet nakit akışının net kâra oranı 1’in altında kalmakta ve çoğu zaman 0,5–0,7 aralığında gerçekleşmektedir.

Tablo-2: Sektörlere Göre CFO/Net Kâr Oranları (2022–2024)

Sektör

CFO / Net Kâr Aralığı

Kârın Nakde Dönüşmeyen Kısmı

Otomotiv

0,55 – 0,68

%32 – %45

Perakende

0,70 – 0,83

%17 – %30

Demir-çelik

0,49 – 0,64

%36 – %51

 

Bu bulgu, kârın önemli bir bölümünün nakde dönüşmediğini göstermektedir. Örneğin demir-çelik sektöründe 2022 yılında net kâr 1.240 milyon TL iken faaliyet nakit akışı 610 milyon TL olarak gerçekleşmiştir; aradaki 630 milyon TL farkın yaklaşık %70’i alacak artışından, %30’u stok artışından kaynaklanmıştır.

3.2. Alacak ve Stok Süreleri

Finansal tabloların derinliklerine inildiğinde iki bilanço kalemi öne çıkmaktadır:

- Alacak tahsil süresi (DSO) neredeyse her şirkette 20–30 gün uzamıştır.

- Stokta kalma süresi (DIO) özellikle sanayide 15–30 gün artmıştır.

Tablo-3: Demir-Çelik Sektöründe DSO ve DIO Değişimi (2021–2024)

Gösterge

2021

2024

Değişim

DSO (Alacak Tahsil Süresi)

60 gün

90 gün

+30 gün

DIO (Stokta Kalma Süresi)

70 gün

105 gün

+35 gün

 

Toplamda şirketin çalışma sermayesinde bağlı nakit miktarı yaklaşık %75 artmıştır. Bağlı nakit artışı (ΔDSO + ΔDIO) × (Günlük Satış Maliyeti) formülüyle hesaplandığında, örnek şirkette 390 milyon TL fazladan nakit bağlandığı görülmektedir.

3.3. Nakit Dönüşüm Döngüsü (CCC)

2021’de incelenen şirketlerde CCC ortalama 45 gün civarındayken, 2024’te 70–95 gün aralığına yükselmiştir.

Tablo-4: Sektörlere Göre Nakit Dönüşüm Döngüsü Değişimi

Sektör

CCC 2021 (gün)

CCC 2024 (gün)

Artış (gün)

Otomotiv

42

71

+29

Perakende

38

52

+14

Demir-çelik

54

94

+40

 

Bu uzama, işletmelerin satış sonrası nakde ulaşma süresinin geçmişe göre 1,5–2 ay daha uzun olduğu anlamına gelmektedir.

3.4. Vergi Baskısı

Türkiye’de vergi, tahakkuk esasına göre hesaplanır (VUK Madde 320). Müşteri ödememiş olsa bile satış yapıldığında vergi doğar.

Bir perakende şirketinden türetilen somut örnek:

Tablo-5: Verginin Nakit Akışı Üzerindeki Etkisi (Örnek Hesaplama)

Kalem

Tutar (TL)

Net Kâr

100 milyon

Kurumlar Vergisi (%25)

25 milyon

Faaliyet Nakit Akışı

60 milyon

Vergi Sonrası Elde Kalan Nakit

35 milyon

 

Vergi sonrası kalan 35 milyon TL’nin önemli bir kısmı zorunlu yatırım ve faiz ödemelerine gittiğinde, işletme sermayesi için ek finansman ihtiyacı doğmaktadır.

4. Tartışma

Bulgular, Türkiye’de işletmelerin önemli bir bölümünün kârlı görünmesine rağmen aynı ölçüde nakit üretemediğini göstermektedir. Bu durumun temel nedenleri:

1. Kârın tahakkuk esasına göre hesaplanması,

2. Ticari alacakların artması ve tahsilat sürelerinin uzaması,

3. Stokların büyümesi ve nakdin işletme içinde bağlanması,

4. Nakit dönüşüm döngüsünün uzaması,

5. Verginin tahsil edilmemiş kâr üzerinden hesaplanması.

Bu bulgular, literatürdeki çalışma sermayesi yönetimi ve nakit akışı analizlerinin önemini vurgulayan çalışmalarla (Ross vd., 2019) tutarlıdır. Ancak Türkiye özelinde yüksek enflasyon ve vadeli satış yapısının bu ayrışmayı derinleştirdiği görülmektedir.

2023 ve 2024 yıllarında KAP’ta yayımlanan perakende, toptan ticaret, dayanıklı tüketim ve inşaat malzemesi şirketlerinin büyük bir kısmında CFO/Net Kâr oranının 0,70’in altında olduğu gözlemlenmiştir. Bu, sorunun sektörel değil, sistemik olduğunu göstermektedir.

5. Sonuç Ve Öneriler

Bu çalışma, BIST finansal tabloları üzerinden yapılan ölçülebilir analizlerle şu temel sonucu ortaya koymaktadır:

Türkiye’de işletmelerin finansal sorunu çoğu zaman kârsızlık değil, kârın nakde dönüşememesidir.

Finansal analizde sadece kârlılığa odaklanmak yetersizdir; işletmelerin gerçek finansal durumu ancak nakit akışı ve çalışma sermayesi göstergeleri birlikte analiz edildiğinde anlaşılabilir.

Öneriler:

- Yatırımcılar ve analistler, değerlendirme yaparken CFO/Net Kâr oranını ve CCC’yi zorunlu gösterge olarak kullanmalıdır.

- Şirket yöneticileri, kârlılık hedeflerinin yanına alacak ve stok yönetimi hedeflerini koymalıdır.

- Politika yapıcılar, tahsil edilmemiş gelir üzerinden alınan verginin nakit baskısını azaltacak mekanizmaları (örneğin tahsilata bağlı vergileme seçeneği) değerlendirebilir.

Bir şirketi değerlendirirken “Ne kadar kâr etmiş?” sorusu yerine “Peki bu kârın kaçta kaçı kasaya girmiş?”sorusu sorulmalıdır.

 

Kaynakça

Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP). (2021-2024). İlgili şirketlerin bağımsız denetimden geçmiş yıllık ve ara dönem finansal tablolar. www.kap.org.tr

Kamu Gözetimi Kurumu (KGK). (2018). *Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS). KGK Yayınları.

Ross, S. A., Westerfield, R. W. ve Jaffe, J. (2019). Corporate Finance (12. Baskı). McGraw-Hill.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu. (1961). Madde 320 – Hasılatın tahakkuku. Resmî Gazete.

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ar-Ge Ve Teknokent Teşviklerinde Gider Kavramı Ve Yargı–İdare Ayrışması, Danıştay İçtihatları

  Özet Ar-Ge ve teknoloji geliştirme bölgelerine yönelik vergi teşvikleri, Türkiye’de inovasyon ekonomisini destekleyen temel mali araçlar...