Özet
Muhasebe mesleği son yıllarda dijitalleşme, mevzuat yoğunluğu ve idari
taleplerin artması nedeniyle yapısal bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Bu süreç,
meslek mensuplarının çalışma koşullarını ağırlaştırmış, sosyal statülerini
zayıflatmış ve meslek örgütleriyle olan aidiyet bağlarını zedelemiştir.
E-beyan, e-defter, e-fatura gibi uygulamaların idare tarafından sık değişen
düzenlemelerle yürütülmesi, meslek mensupları üzerinde idari baskı ve
psikolojik yorgunluk yaratmaktadır. Bunun yanında ücret standardı eksikliği,
meslek unvanları arasındaki dengesizlik (SMMM–YMM ayrımı) ve örgütsel
temsildeki adaletsizlikler mesleğin bütünlüğünü zedeleyen başlıca sorunlardır.
TÜRMOB genel kurulunun yeni yapıldığı ve mesleki sorunların genel kurulda dile
getirildiği gibi meslek mensuplarını ne kadar çok meslek ve meslektaşın geleceği
adına kaygı ve endişeye sevk eden durumda olduğu bir kez daha görüldü.
Bu makale, söz konusu sorunları sistematik biçimde ele alarak, bütünleşik,
katılımcı ve insan merkezli bir meslek örgütlenmesinin inşası için öneriler
sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Muhasebe Mesleği, TÜRMOB, Meslek
Örgütlenmesi, Dijital Dönüşüm, Mesleki Aidiyet, Kurumsal Bütünleşme
1. Giriş
Muhasebe mesleği, ekonomik düzenin en görünmeyen ama en hayati
damarlarından biridir.
Ancak son dönemde bu damar, aşırı yüklenme ve baskı nedeniyle tıkanma
tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Artan mevzuat talepleri, sürekli değişen e-sistemler ve idarenin
beklentileri, meslek mensuplarının çalışma yaşamını yalnızca teknik açıdan
değil, psikolojik ve sosyal açıdan da zorlaştırmaktadır.
Bu tablo, yalnızca bireysel bir yorgunluk değil; kurumsal bir tükenmişliğe
işaret etmektedir.
Meslek örgütlerinin (TÜRMOB ve odalar) bu süreçte üstlendiği rol, mesleğin
geleceği açısından belirleyici niteliktedir.
2. Mesleğin Güncel Sorunları
2.1. Dijitalleşmenin Getirdiği Görünmeyen Baskı
E-beyanname, e-defter, e-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye gibi uygulamalar,
ilk bakışta modernleşmenin göstergesi olarak sunulsa da, uygulamada idari yük
artışı anlamına gelmektedir.
Her değişiklik, yeni bir stres kaynağına dönüşmektedir. Vergi idaresi
sürekli değişiklikler yaparak "neredeyse her ay" meslek
mensubuna ek bir bilgi yükü oluşturmaktadır.
Vergi idaresinin “kolaylaştırma” iddiasına rağmen,
sistemlerin eşzamanlı değişimi ve teknik aksaklıklar, meslek mensupları
üzerinde kurumsal mobbing etkisi yaratmaktadır.
2.2. Ücret ve Sosyal Statü Sorunu
Meslek mensuplarının çoğu, emeğinin karşılığını alamamakta; düşük ücret
rekabeti mesleğin itibarını zedelemektedir.
Ücret yalnızca ekonomik bir konu değildir; emeğe verilen toplumsal değerin
göstergesidir.
Toplum nezdinde muhasebeci, çoğu zaman “beyanname dolduran kişi” olarak
görülmekte, oysa gerçekte işletmenin finansal sağlığını ve vergi adaletini
sağlayan bir uzmandır. Son yapay zekâ uygulaması "KURGAN" yapılanmasında ise meslek mensubuna bir finans
uzmanı ve vergi danışmanı olması gerektiği vurgusu yapılmaktadır.
2.3. Meslek Unvanları Arası Dengesizlik (SMMM–YMM)
Mesleğin içinde yıllardır süregelen unvan temelli ayrım, dayanışmayı
zayıflatmakta ve örgütsel bölünmeyi derinleştirmektedir.
TÜRMOB yönetiminde temsiliyet dengesizliği, tabanda aidiyet kaybına neden
olmaktadır.
Üyeler, artık “benim odam” diyememekte, yönetimle
arasındaki bağ giderek zayıflamaktadır. Hak kayıplarını bir tarafa bırakalım
sıradan menfaatlerini savunamaz ve kendini yalnız hissederek, mesleki dayanışmadan
ve meslek odasından kopmaktadır.
2.4. Aidiyet Kaybı ve Kurumsal Sessizlik
Birçok meslek mensubu, meslek örgütünü yalnızca bir zorunluluk olarak
görmekte; temsil edildiğini hissetmemektedir.
Bu durum, örgütsel kimliği zayıflatmakta, birlik duygusunun yerini
yabancılaşma almaktadır.
Oysa meslek örgütü, yalnızca bir yönetim yapısı değil; üyelerinin ortak
vicdanı ve kendini üretim ilişkileri içerisinde nasıl gördüğünün sosyal bir
aynasıdır.
3. TÜRMOB’un Rolü ve Sorumluluğu
TÜRMOB, mesleğin kurumsal çatı örgütü olarak yalnızca düzenleyici değil,
savunucu bir rol üstlenmelidir. Sadece ticari hayatı düzenleyen kurullar ile
sermayeye yönelik akıl veren raporlar yazmamalı aynı zamanda meslek
mensuplarının özlük haklarını dile getiren, muhataplarına anlatan bir yol
izlemelidir. TÜRMOB sadece uluslar arası muhataplarının ortaya koyduğu
muhasebe ve vb. belgeleri aktarmak değil, ülkemizin özgül ekonomik, sosyal
yapısına yönelik meslek mensuplarını katarak özgün çalışmalar ortaya koymalıdır.
İdare karşısında meslek mensuplarının haklarını koruyan, dijital dönüşüm
süreçlerinde görüş bildiren ve mesleki dengeyi sağlayan bir yapı, kurumsal
bütünleşmenin ön koşuludur. Vergi idaresinin ihtiyaçları üzerinden değil,
ekonomik birimlerin ihtiyaçları ile işletme ilgililerinin ihtiyaçları üzerinden
mesleki çözümler üretmelidir.
Bugün en büyük ihtiyaç, temsilin ötesine geçip katılımı
kurumsallaştırmaktır. Sadece vergi idaresinden beyan sürelerinin uzatılması,
meslek mensupları arasında haksız rekabeti oluşturduğu gibi sonuçta meslek
mensubuna hiç bir şey de kazandırmamaktadır.
Delegeler, yalnızca seçim dönemlerinde değil; sürekli iletişim ve paylaşım
içinde olmalıdır.
Bu anlayış, örgütü yukarıdan aşağıya değil, tabandan yukarıya yeniden inşa
eder. Sorunların tespiti ve çözümüne paydaşları ile birlikte kalıcı katkılar
sağlar.
4. Çözüm Önerileri:
Bütünleşik ve Katılımcı Bir Meslek Yapısı
1. Dijital Dönüşümün İnsan Merkezli Hale
Getirilmesi
·
İdare, yeni sistemleri uygulamaya koymadan
önce meslek örgütlerinin teknik görüşünü almalıdır.
·
Meslek mensuplarına yeterli geçiş süresi
tanınmalı, pilot uygulamalarla sistem oturtulmalıdır.
2. SMMM–YMM Temsiliyet Dengesinin
Sağlanması
·
TÜRMOB yönetiminde eşit temsiliyeti ilkesi
benimsenmeli, karar organlarında orantısal adalet sağlanmalıdır.
3. Ücret Standardı ve Emek Değeri:
·
Asgari ücret tarifesi piyasa gerçeklerine
göre güncellenmeli, ücret rekabeti yerine kalite temelli, ekonomi aktörlerinin ihtiyaçlarını
sağlayacak standartlar öne çıkarılmalıdır.
4. Kurumsal Şeffaflık ve Katılım:
·
TÜRMOB ve odalar, düzenli “açık oturum” ve
“meslek meclisi” toplantılarıyla üyeyi karar süreçlerine dâhil etmelidir.
Gündelik sorunlardan başlayarak ekonomik eğilimleri ve teknolojik gelişmeleri de
dikkate alan geleceği yeniden inşa edecek politikalar geliştirmelidir.
5. Mesleğin Sosyal İtibarının Yeniden
İnşası:
·
Toplumda muhasebe mesleğinin üretim
süreçlerine, istihdama, toplumsal kalkınmaya katkısının nasıl olduğunu, sağlıklı
bir ekonominin kayıtlı ekonomi olduğunu anlatmalıdır.
·
Kamuoyunda muhasebe mesleğinin danışmanlık
ve denetim boyutu ön plana çıkarılmalı; medya ve eğitim yoluyla algı
güçlendirilmelidir.
5. Sonuç
Muhasebe mesleği, bir dönüm noktasındadır.
Sayıların ardında görünmeyen bir emek, bir vicdan ve bir toplumsal
sorumluluk yatmaktadır.
Bu meslek, yalnızca belgelerle değil, insan hikâyeleriyle ayakta durur.
Yorgunluk, tükenmişlik ve değersizleşme duygusunu aşmanın yolu, kurumsal
dayanışma ve mesleki birliktir.
Gerçek bütünleşme, yönetimin çağrısıyla değil; üyelerin ortak sesiyle
mümkündür.
TÜRMOB, ve odalar bu sesi duyduğu ve ona karşılık verdiği ölçüde yeniden
güçlenecektir.
Çünkü bir mesleği geleceğe taşıyan şey, teknik bilgi değil, paylaşılan
değer duygusudur.
Kaynakça
- 3568
Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanunu
- Gelir
İdaresi Başkanlığı e-Belge ve e-Defter Rehberleri
- TÜRMOB
Mevzuat ve Meslek Etiği İlkeleri