26 Ocak 2026 Pazartesi

Merkez–Yurt Dışı Şube İlişkisinde Mukimlik, Kurumlar Vergisi ve İndirim

 Özet

Bu çalışma, merkezi Türkiye’de bulunan kurumların yurt dışındaki şubeleri bakımından mukimlik statüsünün vergisel sonuçlarını, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 3, 6, 10/ğ ve 33’üncü maddeleri, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları (ÇVÖA) ve 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği çerçevesinde incelemektedir. Çalışmada, yurt dışı şubelerin hukuki niteliği ile vergisel işyeri (daimi işyeri) kavramı arasındaki ayrım ortaya konulmakta, yurt dışı şube kazançlarının Türkiye’de vergilendirilmesi, istisna ve indirim uygulamaları ile YMM tasdik raporunun hukuki işlevi normatif temelde değerlendirilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Mukimlik, yurt dışı şube, daimi işyeri, KVK 10/ğ, YMM tasdik raporu

1. Giriş

Vergi hukukunda mükellefiyetin kapsamı, mükellefin mukimlik statüsüne göre belirlenmektedir. Özellikle sermaye hareketlerinin ve hizmet ticaretinin uluslararası boyut kazandığı günümüzde, merkezi Türkiye’de bulunan kurumların yurt dışında yürüttükleri faaliyetlerin hukuki ve vergisel niteliği, uygulamada önemli tereddütler doğurmaktadır. Bu tereddütlerin merkezinde, yurt dışı şubelerin mukim kişi veya kurum sayılıp sayılmayacağı, bu şubelerden elde edilen kazançların Türkiye’deki vergilendirme rejimi ve söz konusu kazançlar bakımından istisna, indirim ve tasdik yükümlülüklerinin nasıl belirleneceği soruları yer almaktadır.

2. Mukimlik Kavramının Kurumlar Vergisi Hukukundaki Yeri

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesine göre, kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumlar, gerek Türkiye içinde gerekse yurt dışında elde ettikleri kazançlar üzerinden tam mükellefiyet esasına göre vergilendirilir¹. Kanun koyucu, mukimliği tüzel kişilik düzeyinde belirlemiş, faaliyetin yürütüldüğü yer ile kurumun hukuki merkezini birbirinden ayırmıştır.

Bu bağlamda, mukimlik kavramı kurumun kendisine ilişkin olup, kurumun yurt dışındaki şubelerinin ayrıca mukim kurum sayılması hukuken mümkün değildir. Ancak bu durum, şubelerin vergisel sonuç doğurmadığı anlamına gelmemektedir.

3. Yurt Dışı Şubenin Hukuki ve Vergisel Niteliği

3.1 Şubenin Tüzel Kişilik Bakımından Konumu

Türk ticaret ve vergi hukukunda şube, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmayan, merkeze bağlı bir organizasyon birimi olarak kabul edilmektedir². Bu nedenle yurt dışı şube, hukuki anlamda ne ayrı bir kurumdur ne de ayrı bir mükellefiyet süjesi olarak değerlendirilebilir.

3.2 Vergisel İşyeri (Daimi İşyeri) Kavramı

Buna karşılık, gerek iç mevzuatta gerekse ÇVÖA sistematiğinde, faaliyetin yürütüldüğü yer esas alınarak işyeri (daimi işyeri) kavramı geliştirilmiştir. Yurt dışındaki bir şubenin, faaliyetin yürütüldüğü ülkede sabit bir yerinin bulunması ve ticari faaliyetin süreklilik arz etmesi halinde, o ülkede daimi işyeri oluştuğu kabul edilir³.

Bu kabul, şubenin vergisel açıdan bulunduğu ülkede vergilendirilmesini, buna karşılık merkezin mukim olduğu ülkede (Türkiye’de) çifte vergilendirmeyi önleyici mekanizmaların işletilmesini gerektirir.

4. Yurt Dışı Şube Kazançlarının Türkiye’de Vergilendirilmesi

4.1 Safi Kurum Kazancı ve Dünya Geliri İlkesi

KVK’nın 6’ncı maddesi uyarınca, kurumlar vergisi, kurumların bir hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır⁴. Tam mükellef kurumlar açısından bu kazanç, dünya genelinde elde edilen gelirleri kapsar.

Bu kapsamda, yurt dışı şubelerden elde edilen kazançlar da ilke olarak Türkiye’de kurum kazancına dâhil edilir. Ancak bu dâhil ediş mutlak değildir; KVK’da ve uluslararası anlaşmalarda öngörülen istisna ve mahsup mekanizmaları bu noktada devreye girer.

4.2 Yurt Dışında Ödenen Vergilerin Mahsubu

KVK’nın 33’üncü maddesi, yurt dışında elde edilen kazançlar üzerinden ödenen vergilerin, belirli şartlarla Türkiye’de hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesine imkân tanımaktadır⁵. Bu düzenleme, yurt dışı şube kazançlarının hem kaynak ülkede hem de mukim ülkede vergilenmesi riskini azaltmayı amaçlamaktadır.

5. KVK 10/ğ Maddesi ve Yurt Dışı Faaliyetlerle İlişkisi

KVK’nın 10/ğ maddesi, Türkiye’de yerleşmiş olmayanlara Türkiye’den verilen ve yurt dışında faydalanılan belirli hizmetlerden elde edilen kazançların, kanunda öngörülen oran dâhilinde kurum kazancından indirilebilmesine imkân tanımaktadır⁶.

Bu noktada yurt dışı şube faaliyetleri ile hizmet ihracı uygulamaları arasındaki ayrım önem kazanmaktadır. Yurt dışı şube aracılığıyla yürütülen faaliyetlerde, gelir genellikle şubenin bulunduğu ülkede doğmakta ve daimi işyeri kapsamında değerlendirilmektedir. Buna karşılık, merkezden verilen ve yurt dışında faydalanılan hizmetlerde KVK 10/ğ kapsamında indirim gündeme gelebilmektedir. Dolayısıyla, her yurt dışı gelir unsurunun otomatik olarak bu madde kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir.

6. 49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ve Tasdik Yükümlülüğü

6.1 Tebliğin Normatif Konumu

30.12.2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan istisna ve indirimlerin, belirlenen şartlar dâhilinde YMM tasdik raporu ile tevsik edilmesini zorunlu hale getirmiştir⁷.

Bu Tebliğ, istisna ve indirimlerin maddi varlığını değiştirmemekte, ancak bu haklardan yararlanılmasını usuli bir şarta bağlamaktadır.

6.2 Yurt Dışı Şube Kazançları Açısından Tasdik

Yurt dışı şube kazançlarının istisna veya indirim kapsamında değerlendirilmesi halinde, söz konusu kazançların;

·         kaynağının,

·         hesaplanma yönteminin,

·         yabancı ülkede vergilendirilip vergilendirilmediğinin

YMM tarafından düzenlenen tasdik raporu ile ortaya konulması gerekmektedir. Aksi halde, istisna veya indirim uygulamasının reddi ve buna bağlı tarhiyat riski doğabilecektir.

7. Sonuç

Merkezi Türkiye’de bulunan kurumların yurt dışı şubeleri, tüzel kişilik bakımından merkezin ayrılmaz parçası olmakla birlikte, vergisel açıdan faaliyetin yürütüldüğü ülkede daimi işyeri olarak sonuç doğurmaktadır. Bu durum, mukimlik kavramının kurum düzeyinde, vergisel işyeri kavramının ise faaliyet düzeyinde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

KVK 10/ğ maddesi ile getirilen indirim düzenlemesi, yurt dışı faaliyetlerin tümünü kapsayan genel bir teşvik niteliğinde olmayıp, yalnızca kanunda sayılan hizmetler bakımından ve belirli şartlarla uygulanabilir. 49 Sıra No.lu Tebliğ ise, bu tür istisna ve indirimlerin belgelendirme ve ispat rejimini sıkılaştırarak, YMM tasdik raporunu merkezi bir unsur haline getirmiştir.

Sonuç olarak, yurt dışı şube kazançlarının vergilendirilmesinde norm–uygulama uyumu, doğru mukimlik tespiti ve usulüne uygun tasdik mekanizması ile sağlanabilecektir.

Dipnotlar

1.      5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, md. 3.

2.      Türk Ticaret Kanunu ve vergi hukuku öğretisinde şube tanımı.

3.      Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, “Daimi İşyeri” maddeleri.

4.      5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, md. 6.

5.      5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, md. 33.

6.      5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, md. 10/ğ.

7.      SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 49), RG: 30.12.2025, 33123.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Büyüme Var, Paylaşım Yok, Yoksulluk Neden Artıyor?

  Türkiye’de yoksulluk artıyor. Bu artık bir “hissetme” meselesi değil, resmî verilerle sabit bir gerçek . TÜRK-İŞ’in Ocak 2026’da açıkladı...