12 Kasım 2025 Çarşamba

İkame Araç Temini, Müşteri Memnuniyeti mi, Gider Kısıtlaması mı?

 

Giriş

Günümüz rekabetçi piyasa koşullarında müşteri memnuniyeti, işletmelerin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir unsur haline gelmiştir. Özellikle satış sonrası hizmetlerde sunulan kolaylıklar, müşteri sadakatini pekiştirmekte ve dolaylı olarak gelir artırıcı etki yaratmaktadır. Bu bağlamda, garanti kapsamındaki araçların servis sürecinde müşteriye ikame araç temini, işletmelerin hizmet kalitesini artıran yaygın bir uygulamadır.

Ancak bu uygulamanın vergisel boyutu, özellikle araç giderlerine ilişkin kısıtlamalar nedeniyle tartışmalıdır. Isparta Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü’nün 01.10.2025 tarihli ve E-70463696-120[2024/58] sayılı özelgesi, bu tartışmaya ışık tutacak niteliktedir.

Özelge Özeti

Söz konusu özelgede, motorlu kara taşıtlarının bakım ve onarım hizmetini sunan bir işletmenin, garanti sürecinde müşteri mağduriyetini önlemek amacıyla dışarıdan kiraladığı ikame araçların giderlerinin vergisel durumu değerlendirilmiştir. İşletme, bu hizmeti “garanti hizmet bedeli” kapsamında faturalandırmakta ve müşteri memnuniyetini artırıcı bir unsur olarak sunmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı, bu uygulamayı “faaliyete tahsis” ilkesi üzerinden değerlendirmiştir. İşletmenin faaliyet konuları arasında araç kiralama bulunsa dahi, ikame araçların bu faaliyete doğrudan tahsis edilmediği belirtilmiştir. Bu nedenle, ikame araç temini bağımsız bir kiralama faaliyeti olarak kabul edilmemiş; dolayısıyla Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesindeki binek otomobil gider kısıtlamaları uygulanmıştır.

Müşteri Memnuniyeti ve Vergi Mantığı Arasındaki Gerilim

İşletme açısından ikame araç temini, müşteriyle kurulan güven ilişkisini pekiştiren, hizmet kalitesini artıran ve dolaylı olarak gelir getirici bir faaliyettir. Bu yönüyle, klasik “genel gider” tanımına uygundur. Ancak vergi mevzuatı, özellikle binek otomobillere ilişkin giderlerde şekli ve tutar bazlı kısıtlamalar öngörmektedir:

  • Kiralama yoluyla edinilen binek araçların aylık kira bedelinin yalnızca belli bir tutara kadar olan kısmı (2025 yılı için 37.000 TL) gider yazılabilir.
  • Bu araçlara ilişkin cari giderlerin (yakıt, bakım, sigorta vb.) ise en fazla %70’i indirim konusu yapılabilir.

Bu durum, müşteri memnuniyetine yönelik hizmetlerin vergisel açıdan tam olarak karşılık bulamamasına neden olmaktadır.

Ticari Gerçeklik ile Vergi Normu Arasında Sıkışmak

İşletmeler, yalnızca mal ve hizmet üretmez; aynı zamanda ekonomik ve sosyal gelişmenin taşıyıcısıdır. Müşteri memnuniyeti, sadakati ve marka sürdürülebilirliği gibi unsurlar, çağdaş işletmeciliğin temel taşlarıdır. Bu bağlamda, garanti sürecinde ikame araç temini gibi uygulamalar, ticari hayatın doğal ve gerekli bir parçasıdır.

Ancak vergi mevzuatının şekli kısıtlamaları, bu gerçekliği yeterince gözetmemektedir. Faaliyete tahsis ilkesi, teknik olarak tutarlı olsa da, işletmenin bütünsel hizmet sunumunu parçalayan bir yaklaşım sergilemektedir. Bu durum, işletmelerin rekabet esnekliğini ve müşteri odaklı hizmet anlayışını zayıflatabilir.

Vergi politikalarının, hizmet ekonomisinin dinamiklerini ve müşteri odaklı işletme modellerini dikkate alan bir esneklikle yeniden ele alınması gerekmektedir. Aksi takdirde, vergi normları ile ticari hayat arasındaki mesafe, uygulamada verimsizlik ve adaletsizlik yaratabilir.

Sonuç

Müşteri memnuniyetine yönelik uygulamalar, işletme mantığı açısından rasyonel ve stratejik olsa da, vergi mevzuatındaki araç gider kısıtlamaları bu uygulamaların mali yansımalarını sınırlamaktadır. İlgili özelge, bu gerilimi açık biçimde ortaya koymakta ve vergi hukukunun işletme gerçekliğiyle daha uyumlu hale getirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Vergi kanunları güncel ticari hayatın sürdürülmesinde ekonomik ve sosyal hayatın gerçeklerini kavramakta ne kadar zorlandığını, vergi güvenliğini sağlayacağız diye ekonomik gerçekliği ve ticari kazancın dolaylı da olsa gelir getirici etkisini yok saydığını gösteren bir özelge olma vasfını korumaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Büyüme Var, Paylaşım Yok, Yoksulluk Neden Artıyor?

  Türkiye’de yoksulluk artıyor. Bu artık bir “hissetme” meselesi değil, resmî verilerle sabit bir gerçek . TÜRK-İŞ’in Ocak 2026’da açıkladı...