Kayıtlar

CHP PARTİ PROGRAMI YENİLEME DANIŞMA KURULLARI

CHP, 2008 yılında, 14’cü parti kurultayı, parti programı gündemi ile toplanmış ve komisyonun hazırlamış olduğu programı düzeltmelerle birlikte kabul etmişti. Programı hazırlayan komisyon program taslağına “Çağdaş Türkiye İçin Değişim “alt başlığını kullanarak kurultayın dikkatine sunmuştu. Bu program altı bölümden ve bu bölümlerin alt başlıklarından oluşmaktaydı. Bu program hazırlanırken ülkede nasıl bir ortam mevcuttu ve öne çıkan sorunlar ne idi. 2008 yılında Dünya’da bir finans krizi belirmişti. Birçok ülkede olduğu gibi iflaslar, dövizdeki yükseliş, enflasyon, işsizlik gibi birçok sorun oraya çıkmıştı. Bugün olduğu gibi o günde aynı iktidar, yani AKP ve Sayın Erdoğan ülkenin yönetimindeydi. Dünya’da yaşanan kriz bize nasıl yansıyordu. İşsizlik ve kapanan şirket sayısı artıyor, sanayi şirketlerinin kapasite kullanım oranları düşüyor, sürekli önlem paketleri açıklanıyordu. 2002 ila 2008 yılları arasında kriz ekonomisine ilişkin tedbirler alınmamış, çalışanların ve halkın alım g...

Ücretlilere; Asgari Ücret Tuzağı

  Asgari ücretin ne olduğundan ve ne kadar artırıldığından   daha   çok, çalışanların ne kadarının asgari ücret ve asgari ücret seviyesinde çalışıyor olduğu daha önemli hale gelmekte. Asgari ücret birçok ülkede  bir   sosyal  denge ve yoksullukla mücadelede bir sosyal politika aracı  olarak  kullanılmaktadır. Çalışanların yaşamlarını asgari düzeyde sürdürmelerini sağlamak üzere belirlenen bir ücrettir. Önemli bir sosyal politika aracı olması toplumda en az ücretle yaşamını sürdürenlerin belirli bir tutar olarak belirlenerek, birçok verinin bir rakama bağlanması, gösterge olarak kullanılmasından gelmektedir. Bir rakam olarak bakıldığında asgari ücret çok bir şey ifade etmez. Ancak tek bir anlamlı görüş ortaya çıkarır ki o da asgari “en az ücreti” ifade etmesidir. Toplumun yoksulluğu bu ücrete yaklaştıkça artar, uzaklaştıkça alım gücünün artması ve çalışanların refahlarının artmasına katkı sunar. Asgari ücret, vatandaşın asgari yaşamını sürdürmesi a...

HÜKÜMET, BİNAYI ÇÜRÜTMÜŞ BİNA YIKILACAK, MUHALEFET SIVA YAPMAKLA MEŞGÜL

  Son zamanlarda bunlarda olmaz yok artık denecek ne var ise ülkemizde gerçekleşmekte. Toplumun her kesimi artık sürdürülen sistemin bu koşullar altında yürümeyeceğinden neredeyse fikir birliğine varmış şekilde acıları en derinlerin duygularında, yüreklerinde hissediyor. Yaşanılan ekonomik kriz, enflasyonist politikalar, toplumun adil olmayan gelir düzeyini oldukça bozmuş durumda. Adil bir gelir dağılımı olmayınca, birçok yaşamsal gereksinimlere ulaşmak mümkün olamaz hale gelmiş. Hangi toplumsal kuruma bakılsa dökülüyor. Cumhuriyetle birlikte inşa edilmeye çalışılan birçok kurum yok olmak üzere. Biriktirmiş olduğu kurumsal kültür ve gelenekle birlikte yok olmaya yüz tutmuş. Toplumun her kesimini kucaklayacak kapsayıcı kurumlar işlevsiz bir hal almakta. En son yaşanan sağlık sektöründeki insanlığın biriktirdiği tarihsel ve sosyal birikimin, gelenek ve göreneklerin, bireyin ahlaki tahammül sınırlarını zorlayacak derecede yıkıcı olmuştur. İnsanlığın en zor zamanlarında savaş ve ...

KRİZ DÖNEMLERİNDE İŞLETMELERDE KURUMSALLAŞMA VE MUHASEBENİN ÖNEMİ

    Giriş   Ekonomik kriz dönmelerinde, işletmelerin yollarını daha çabuk kaybettikleri ve işletme yönetiminin, süreçlerin yönetiminde karar alırken tüm paydaşların çıkarlarını gözetmekte zorluklarla karşılaştıkları ve en uygun değer noktasının bulunmasında bir kılavuza ihtiyaç duydukları kaçınılmazdır. Kurumsallaşma, bir işletmenin uzun vadeli başarısı ve sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir. Bu süreç, şirketlerin yapılarını, işleyişlerini ve kültürlerini profesyonelleştirerek, piyasa değişikliklerine ve iç dinamiklere hızlı ve etkin bir şekilde yanıt verebilmelerini sağlar. Muhasebe ise, kurumsallaşmanın temel taşlarından biri olarak kabul edilir. Şeffaf, doğru ve zamanında finansal raporlama, tüm paydaşların güvenini kazanmak ve karar alma süreçlerini iyileştirmek için önem arz etmektedir. Kurumsallaşma da Muhasebenin Rolü   Muhasebe, bir işletmenin finansal sağlığını ölçen ve raporlayan bir araçtır. Kurumsal yapı içerisinde muhasebenin rolü...

YEREL SEÇİMLERDE İKTİDAR OLMANIN PARADOKSU

  Paradoks, bir önermenin hem doğru hem de yanlış olma durumu. Bir önerme hem yanlış, hem de doğru olabilir mi? Bu sorun Giritli filozof  Knossoslu   Epimenides 'in ardından adlandırılmıştır. Epimenides kendisi de bir Giritli olarak “Tüm Giritliler yalancıdır” söyleminde yer bulmaktadır. Epimenides'in bu ifadesi,  Epimenides paradoksu olarak adlandırılır. Zaman zaman yalancı paradoksu veya Giritli paradoksu olarak da anılmıştır. Bir önerme söyleyen açısından, hem doğru hem de yanlış olmaz. Kendisi Giritli olan Epimenides’in söylediği doğru ise kendisi de Giritli olması dolayısıyla yalancı olması gerekir. Eğer Epimenides yalancıysa tüm Giritlilerin söylediği gibi Tüm Giritliler Yalancıdır önermesi de yanlış olması gerekir. Doğru söylediğine inanılırsa yalan söylediği anlaşılır. Tersi durumda ise önermesi yanlış kabul edilirse kendisinin doğru söylüyor olması gerekir ki, ama kendisi de Giritlidir.   Söylediği şey iki durumda da bir çel...

İDEOLOJİSİZ İDEOLOJİ !!!...

  İdeoloji “…düşün bilimsel, toplumsal ya da siyasal bir öğreti oluşturan, ülkü olarak da benimsenebilen, kişi ve kurumların davranışlarına yön veren düşünceler bütünü. “olarak Oxford Languages  tanımlamaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise” Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü” olarak tanımlanmaktadır. Uzunca bir zamandan bu tarafa ülkemizde bir düşünme sorunu yaşanmaktadır.   Bizde 12 Eylül 1980 ile başlayan ve 1989 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin ( çok önceden sosyalist düşünceden vaz geçilmişti ama bu tarihte resmileşmesi) resmi olarak sosyalist düşünceden vaz geçmesi ile Dünya’da yeni bir dünya düzeni kurulması için bazıları özellikle de liberaller çok sevinmişti. Bu iki olayın altında yatan temel araç üretim ilişkilerinin ve gelir dağılımının ortaya çıkardığı yeni durumlar. Ülkemizde 1980 askeri cuntası i...

İKLİM DEĞİŞİR MEVSİMLER AKDENİZ OLUR

  Belki ülkemize güzel günler gelir ve halkımız gülümser.   Bir beklenti, bir umut her şey güzel olur, ağaçlar yeşerir, orman olur. Bozkırlar çiçek açar yeni bir hayat doğar ve insanımız derin bir soluk alır ve gülümser. İnsanlığın epey bir zamandır yaşadığı dünya ile sorunları var. Çevre diye söylenen ve var oluşumuzun varlık nedeni, kaynağı doğayı zapt etme çabası. Doğa insanlığa bütün kaynaklarını sundukça, insanlık bu kaynaklar üzerinden medeni koşulların yaratılmasına çalışmış, kendi varlığının bir parçası olmuş. Zaman gelmiş ona yalvarmış, zaman gelmiş ona öfkelenmiş ama hiçbir zaman ondan vaz geçememiş. Onu korumuş, hatta bir birlerinin eksikliklerini giderir olmuşlar. Ta ki, zaman gelip insanlığın bu gizli anlaşmayı tek taraflı olarak bozana kadar.   İnsanlık bu anlaşmayı bozmuş ve doğaya ve kurallarına karşı durmaya çalışmış. Bir ölçüde doğanın kurallarına kafa tutmuş, onu kendi çıkarı için ehlileştirmeye çalışmış. İçerisindeki kaynakları elde etmek ve do...