GİRİŞ
Günlük
hayatımıza, sürekli yeni kavram ve uygulamalar girmektedir. Bunların bir çoğu
finansal piyasa uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Bir taraftan işletmelerin
ihtiyaçları artmakta, diğer taraftan ekonomik ve sosyal gelişmelere göre yeni
düzenlemeler gündeme gelmektedir.
Devletin
bütçe ihtiyaçları doğrultusunda, vergi düzenlemelerinde normalde gider
yazılabilen işletme faaliyetleri için bazende gerekli olan ancak kötüye
kullanılabileceği ve vergi kayıp ve kaçağına neden olabileceği düşüncesi ile
işletme giderlerine kısıtlamalar getirmektedir. Bu kısıtlama uygulamalarına,
vergi hukukunda vergi güvenliği müessesesi denilmektedir.
Bilindiği
üzere, 7194 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle, gerek ticaret
erbabının( GVK 41Md.)gerekse serbest meslek sahiplerinin ( GVK 68 Md.) binek
araçlarının gider ve amortismanları bazı kısıtlamalara tâbi tutulmuştur. Bu
kısıtlamalar, kurumlar için de geçerlidir. Binek otomobil kısıtlaması
27.5.2020 günlü Resmi Gazete ’de yayımlanmış ve 311 sayılı Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile açıklanmıştır.
Binek
otomobiller, 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller ile esas
itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş (87.02 pozisyonuna girenler hariç)
(steyşın vagonlar ve yarış arabaları dâhil) hem insan hem eşya taşıyabilen
motorlu araçlar gibi çok amaçlı araçları da kapsamaktadır.
Binek
otomobillerin gider kısıtlamasınıve açıklanan idari anlayışa uygun, geçerli
sınırlar itibariyle yapılan gider uygulaması açısından, mali tablolar, tek
düzen muhasebe sistemi uygulama tebliği ve vergi kanunları açısından
değerlendirerek yanlış uygulama olarak düşündüğüm muhasebe kayıtlarına dikkat
çekmek üzere bir değerlendirme yaptım.
689
DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-) hesabı uygulamasının muhasebe
uygulayıcıları arasında çoğunlukla yanlış şekilde uygulanması nedeniyle bu
konuyu biraz daha açık ve detaylandırarak anlatmaya çalıştım.
1-GELİR
TABLOSU[1]
a)
Gelir Tablosu Tanımı
Gelir
tablosu, işletmenin belli bir dönemde elde ettiği tüm gelirler ile aynı dönemde
katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda işletmenin elde
ettiği dönem net kârını veya dönem net zararını kapsar.
b)
Gelir Tablosu Düzenleme Kuralları
Gelir
tablosunun düzenlenmesinde Mali Tablolar İlkelerinde verilmiş açıklamalar esas
alınır. Bu tablonun düzenlenmesinde esas faaliyetlerden sağlanan gelir ile
süreklilik gösteren diğer olağan faaliyetlerden sağlanan gelir ayrı
gösterileceği gibi, süreklilik göstermeyen olağandışı gelirler de
ayrı olarak gösterilir. Buna göre, esas faaliyetler için yapılan
giderler ile süreklilik gösteren diğer olağan faaliyet giderleri ve süreklilik
göstermeyen olağandışı giderler ayrı ayrı gösterilir.
c)
Gelir Tablosunun Biçimsel Yapısı
İşletmeler,
gelir tablolarının bir örnekliğini sağlayarak karşılaştırılmalarında kolaylık
sağlamak ve anlam birliği oluşturmak amacıyla tebliğdeki biçimde düzenlerler.
Gelir
Tablosu hesapları arasında mahsup yapılamaz. Tabloda “diğer” başlığı
altında gösterilen gelir ve gider unsurlarının ait oldukları grubun toplam
tutarının % 20’sini aşması halinde, bu kalem ayrı bir başlık altında ayrıca
gösterilir. Tutarı olmayan kalemler gelir tablosunda yer almaz.
Kavram
olarak zarar; Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü
sonuç, ziyan, mazarrat olarak tanımlanmaktadır.[2] Kavramsal olarak zarar
kavramının hukuk, muhasebe, iktisat ve vergi alanında yer aldığını görürüz.
Hukuki
anlamda zarar kavramı, mal varlığında oluşan azalmayı ifade eder. Hukukta zarar
kavramına ilişkin esaslar Borçlar Kanunu ile Ticaret Kanunu içinde
düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zarar müspet ve menfi olarak kavramı iki
şekilde tanımlanmıştır. Sözleşmeye bağlı olarak borçlunun sözleşme hükümlerini
hiç yerine getirmemesi veya zamanında yapmamak suretiyle alacaklıyı zarar
uğratması “Müspet Zarar” dır. Diğeri ise sözleşmenin sakat olarak yapılması ve
bunun sonucu sözleşmenin bir hüküm ifade etmemesi sonucu doğan “Menfi Zarar”
dır. Hukukta zarar kavramını, kişinin isteği dışında mal varlığı ile manevi
varlığında meydana gelen bir eksilme olarak tanımlamak mümkündür.
Muhasebede
zarar kavramı işletmenin yürüttüğü işlem faaliyet sonuçlarıyla
ilişkilendirilmiştir. İşlem faaliyeti ise, şirketin finansman veya yatırım
kararları dışındaki faaliyetleri ifade eder. İşlem faaliyetlerde varlık
veya hizmet tüketiminden dolayı net varlık azalışı olursa bu varlık azalışına
“gider/zarar” adı verilir. Muhasebede zarar kavramı “Bilanço Yaklaşımı” ve ”
Gelir Yaklaşımı ” olmak üzere iki yaklaşımla tanımlanmıştır.
Bilanço
yaklaşımına göre zarar, işletmenin bir faaliyet dönemine ait gelirleri, o dönem
giderler toplamından az olması nedeniyle öz sermayede meydana gelen azalışları
ifade eder. Gelir yaklaşımında zarar ise, belli bir dönemde işletme
faaliyetinin sürdürebilmesi ve bir gelir elde edilmesi dışında; arızi iş veya
olaydan dolayı kullanılan ya da tüketilen varlıkların hasılattan düşülen kısmı
olarak tanımlanabilir.
“Türk
vergi sistemi içinde kavramsal olarak “zarar kavramı” nın tanımı yapılmamıştır.
Vergilendirme sürecinde zarar kavramı, vergi matrahının tespitinde “Zarar
İndirimi” olarak yer alır. Zarar indiriminin genelde gelir ve kurumlar
vergisinde yer almasına bağlı olarak vergi matrahının tespitinde muhasebe
kayıtları önem taşır. Çünkü vergi matrahı bir
anlamda muhasebe kayıtlarının bir sonucudur. Ancak
muhasebedeki zarar ile vergilemedeki zarar arasında farklılık söz konusudur.
Ayrıca zararın vergi matrahından indirilebilmesi için vergi kanunlarında
öngörülen özellikleri taşıması diğer bir esastır. Vergi kanunları içinde yer alan
bu özellikler bir bütün olup hepsinin bir arada olması esastır.”[3]
3-KANUNEN
KABUL EDİLMEYEN GİDERLER
Ticari
kazancın elde edilmesiyle ilgili olmayan işletme sahibi veya ortakların veya
yöneticilerin şahsi veya ailevi harcamaları, işletme yöneticilerinin
kusurlarından dolayı ödenen tazminatlar, cezalar, gecikme zamları ve faizleri
kanunen kabul edilmeyen gider olup safi kazancın tespitinde gider olarak kabul
edilmez ve indirim yapılmaz.
Kanunen
kabul edilmeyen giderler vergi açısından önemi işletmenin esas faaliyetlerinde
operasyonel işlemler dolayısıyla gider yazılan tutarların gider yazılması
dolayısıyla ticari karın ortaya çıkan kısmından beyanname düzenlenirken mali
karın tespitinde kara ilave dilmesidir.
4-689.
DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-) HESABI
Muhasebe
uygulamaları genel tebliğinde 689 DİĞER
OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-) hesabı aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.
a)
Tanımı
Yukarıda(
tebliğdeki hesaplar) tanımlanan hesaplar kapsamı dışında kalan diğer olağandışı
gider ve zararlar bu hesapta izlenir.
b)
İşleyişi
Yukarıda
tanımlanan hesaplar dışında kalan diğer olağandışı gider ve zararlar ortaya
çıktığında bu hesaba borç, ilgili hesaba alacak yazılır. Hesap alt
bölümlenmeleri aşağıdaki gibi yapılabilir.
689
DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-)
|
1 |
Mali Duran Varlıklar Satış Zararları |
|
2 |
Maddi Duran Varlık Hasarları |
|
3 |
Değersiz Alacaklar |
|
4 |
Gider Yazılan Sayım Ve Tesellüm
Noksanları |
|
5 |
Bağış ve Yardımlar |
|
6 |
Çalınan Varlıklar |
|
7 |
İndirilemeyen Katma Değer Vergisi |
|
8 |
Elden Çıkarılacak Stoklar Ve Maddi
Duran Varlık Satış Zararları |
|
9 |
Kamuya Olan Borçlar Üzerinden
Hesaplanan Gecikme Faizi, Gecikme Zammı, Para Cezaları ve İdari Para Cezaları |
|
10 |
Ödenen Tazminat ve Hasar Tazminatları |
|
11 |
Değersiz Mallar |
“4.1-Mali
Duran Varlıklar Satış Zararları
İştirakler
ve bağlı ortaklıkların kayıtlı değerinin altında satılması uğranılan zarar bu
hesaba borç kaydedilir.
4.2-Maddi
Duran Varlık Hasarları
Maddi
duran varlıkların hasara uğraması ile yapılan giderler bu hesaba borç
kaydedilir. Sigortadan alınan hasar tazminatını aşan tutar ticari kazançtan
indirilir.
4.3-
Değersiz Alacaklar
Tahsiline
imkân kalmayan alacaklar (VUK 322) bu hesaba aktarılır ve ticari kazançtan
indirilir.
4.4-Gider
Yazılan Sayım Ve Tesellüm Noksanları
Dönem
içinde yapılan sayımlar sonucu saptanan ve bekletilmesine ve de araştırılmasına
gerek görülmeyen, bu nedenle de hesapları düzeltilen kasa, stok ve Maddi duran
varlık noksanları bu hesaba aktarılır. Noksanlıkların ticari kazançtan indirimi
kabul edilmediğinden ayrıca nazım hesaplarda izlenir.
4.5-Bağış
ve Yardımlar
İşletmenin
nakdi ve Maddi bağış ve yardımları bu hesaba alınır. Stok ve Maddi duran varlık
gibi KDV konusuna giren bağış ve yardımların alışlarında yüklenilen KDV
düzeltilir.
4.6-Çalınan
Varlıklar
Hırsızlık
nedeni ile çalınan varlıklar kayıtlı değeri ile bu hesaba aktarılır. Hırsızlık
konusu stok ve Maddi duran varlıkların alış vesikalarında gösterilen katma
değer vergisi düzeltilir. Çalınan varlıkların ticari kazançtan indirimi kabul
edilmediğinden ayrıca nazım hesaplarda izlenir.
4.7-İndirilemeyen
Katma Değer Vergisi
Hırsızlık,
zayi ve benzeri nedenlerle teslim imkânı bulunmayan varlıkların alış
vesikalarında gösterilen alındığı dönemde indirim konusu yapılan katma değer
vergisi düzeltme işlemlerinde hesaplanan katma değer vergisi ile bağışlanan
stok ve Maddi duran varlıkların emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer
vergisi bu hesaba borç yazılır.
Hırsızlık
gibi ticari kazançtan indirimi kabul edilmeyen olaylara ilişkin hesaplanan ve
düzeltilen katma değer vergisinin ticari kazançtan indirimi de kabul
edilmediğinden ayrıca nazım hesaplarda izlenir.
4.8-
Elden Çıkarılacak Stoklar Ve Maddi Duran Varlık Satış Zararları
Elden
çıkarılacak stoklar ve Maddi duran varlıkların kayıtlı değerinin altında
satılması ile oluşan zararlar bu hesaba kaydedilir.
4.9-
Kamuya Olan Borçlar Üzerinden Hesaplanan Gecikme Faizi, Gecikme Zammı, Para
Cezaları ve İdari Para Cezaları
Kamuya
olan borçlar üzerinden yürütülen gecikme zammı, gecikme faizleri ile her türlü
vergi cezaları, idari para cezaları tahakkuk ettiğinde bu hesaba kaydedilir.
Gecikme Zammı, Gecikme faizi ve idari para cezalarının ticari kazançtan
indirimi kabul edilmediğinden ayrıca nazım hesaplarda izlenir.
4.10-
Ödenen Tazminat ve Hasar Tazminatları
İşletme
faaliyetleri sonucunda hasar ve zarara uğrayan üçüncü şahısların, uğradıkları
hasar ve zararın tazmini için yapılan ödemeler bu hesaba borç kaydedilir.
Yapılan ödemelerden işle ilgili bulunan ‘KVK 11/g bendi’ Sözleşmelerde ceza
şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin,
ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve
manevî zarar tazminat giderleri’ kapsamındaki ödemeler hariç dönem ticari
kazancından indirilir
4.11-
Değersiz Mallar
Kaza,
yangın, su basması ve deprem nedeni ile zayi olan mallar ve bunların alış
faturaları üzerinde hesaplanan katma değer vergisi bu hesaba alınır. Zayi olan
Varlıklara ilişkin kaza mercileri ve takdir komisyonu raporu bulananlar ticari
kazançtan indirilir.
Değersiz
malların ve imha edilen malların alış faturalarında gösterilen katma değer
vergisi düzeltilir. Ticari kazançtan indirimi kabul edilen değersiz malların
alış vesikalarında gösterilen KDV’nin ticari kazançtan indirimi kabul edilir.
Ticari
kazançtan indirimi kabul edilmeyen değersiz mallar ve bu mallara ait KDV ayrıca
nazım hesaplarda izlenir.” [4]
5-BİNEK
OTOMOBİLİ GİDER KISITLAMASI UYGULAMASI VE MUHASEBE KAYIDI
7194
sayılı DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE
KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN ile Gelir Vergisi Kanunu’nun
“İndirilecek Giderler” başlıklı 40’ıncı ve “mesleki giderler” başlıklı 68’inci
maddelerinde birtakım değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu
düzenlemeler 1.1.2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme
dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere 7.12.2019 tarihi itibariyle
yürürlüğe girmiştir.
Faaliyetleri
kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim
vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2021 yılı için 170 bin
TL’yi, söz konusu vergilerin gider yazılmayıp maliyet bedeline eklendiği veya
binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde amortismana tabi
tutarı 320 bin TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan
amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi
açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.[5]
Binek
otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi
açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu
yapılabilecektir.[6]
Birçok
meslek sitesinde binek otomobil için yapılan kısıtlama 689 DİĞER OLAĞANDIŞI
GİDER VE ZARARLAR(-) hesabına kayıt yapılarak işletmenin diğer olağandışı bir
zararı gibi gösterilmektedir. Yukarıda zarar kavramı ile bu hesabın
uygulamasınıanlatmaya çalıştığımız gider kısıtlamaları diğer olağandışı bir
zarardan dolayı ortaya çıkmamaktadır.
İşletmenin
faaliyeti sonucu ortaya çıkan aslında kullanıldığı işletme fonksiyonundaki yere
göre değişen ancak gider olan bir işlemden ortaya çıkmaktadır.
Gider; İşletmeye
ekonomik yarar sağlamak amacıyla yapılan bir harcama veya tüketimdir. Eğer bir
harcama ya da varlık (veya hizmet) tüketimi işletmeye ekonomik yarar sağlıyorsa
gider olarak adlandırılır. Eğer yarar sağlamıyorsa “zarar” olarak adlandırılır.
Normal
hayatın akışına göre işletme faaliyetini sündürmüş olsa idi bu harcama
işletmenin giderleri arasında yer alacaktı. Ancak kamu idaresi vergi
güvenliğini sağlamak, fazla ve yersiz kullanımları önlemek üzere bazı giderleri
kısıtlayarak mali karın oluşmasında safi kardan indirilmesine izin
vermemektedir.
İşletmenin
bir dönem faaliyet sonuçlarını gösteren Gelir Vergisi tablosu düzenlenmesinde
esas faaliyetlerden sağlanan gelir ile süreklilik gösteren diğer olağan
faaliyetlerden sağlanan gelir ayrı gösterileceği gibi, süreklilik
göstermeyen olağandışı gelirler de ayrı olarak gösterilir şeklinde
ifade edilmektedir. İşletmenin faaliyetlerinden dolayı süreklilik gösteren ve
gelir tablosu düzenleme esasına uygun şekilde mali tabloda yer alması tek düzen
muhasebe uygulama tebliğinin ortaya koyduğu bir durum olarak gözükmektedir.
Yukarıda ortaya konulmaya çalışılan vergi tekniği, muhasebe uygulama tebliğinde belirtilen mali tablolar düzenleme esasları binek otomobil için yasayla getirilen kısıtlama DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-) olarak anlam bulmamaktadır.
|
ÖRENEK-1: Ertuğrul Kılıç Makina Sanayi A.Ş.
Yönetimin ( pazarlama elemanlarının) kullanması amacıyla 1.3.2025 tarihinde
Acil Filo Kiralama Ltd. Şti.’denbir yıllığına iki binek otomobili kiralamıştır.
Her bir aracın KDV hariç aylık kira bedeli olan 47.000 TL, 01.03.2025 tarihinde
Acil Filo Kiralama Ltd. Şti.’nin faturasına istinaden Mart/2025 kira ödemesi
olarak banka hesabından ödenmiştir. Kiralanan araçlar, Genel Yönetim birimi
adına kullanılmıştır;
b)Kiralanan araçlar, Pazarlama
Faaliyetleri için kullanılmıştır;
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ÖRENEK-
|
ÖRENEK-2: Ertuğrul KılıçMakina Sanayi A.Ş.
yönetimin (pazarlama elemanlarının ) kullanması amacıyla 1.3.2025 tarihinde
Binek taşıt alınmış olup, Taşıt araçlarının KDV hariç aylık akaryakıt bedeli
olan 30.000 TL. Nakit ve Taşıt Bakım Onarım giderleri olarak 5.000 TL 01.03.2025
tarihinde Acer Servis Akaryakıt Ltd. Şti.’nin faturasına istinaden Mart/2025
giderleri ödemesi olarak banka hesabından ödenmiştir. a)Akaryakıt ve Bakım Onarım giderlerinin
Genel Yönetim giderinde muhasebeleştirilmesi;
b)Akaryakıt ve Bakım Onarım giderlerinin
Pazarlama giderinde muhasebeleştirilmesi;
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SONUÇ
İşletmelerin
normal işlem akışı içerisinde faaliyetlerini sürdürmek üzere yatırım ve
maliyetleri dışında giderleri oluşmaktadır. Gider;İşletmeye ekonomik yarar
sağlamak amacıyla yapılan bir harcama veya tüketimdir. Eğer bir harcama ya da
varlık (veya hizmet) tüketimi işletmeye ekonomik yarar sağlıyorsa, gider olarak
adlandırılır. Eğer yarar sağlamıyorsa “zarar” olarak adlandırılır.
Zarar,
vergi kanunlarımızda tanımlanmamıştır. Ancak vergi hukuku açısından ticari
karın elde edilmesi gelir vergisi kanunda tanımlanmıştır. Gelir vergisi
ve Kurumlar vergisi kanunda tanımlanan safi kardan, işletmenin faaliyetleri
için yapmış olduğu maliyet ve giderler indirilerek ticari karelde edilmektedir.
Vergi idaresi, verginin güvenliğinin sağlanması ve giderlerin kötüye
kullanılmasını ve vergi matrahının aşındırılmasını önlemek için bazı giderleri
kısıtlamakta ve mali karın oluşumunda bu giderleri kabul etmemektedir.
İşletmenin
gelir ve giderlerini belirli bir düzen içerisinde fonksiyonlarına ve
çeşitlerine göre düzenleyerek anlaşılır bir şekilde kayıt altına alınmasına
muhasebe denilmektedir. Kayıt altına alınan kayıtlardan dönemsellik ilkesi
gereği işletmenin bir döneme ait mali durumu ile bir döneme isabet eden
faaliyet performansını gösteren gelir tablosu düzenlenmektedir. Mali tablo
ilkeleri işletmelerin finansal durumlarını ve bölümler arası ilişkilerini bir
düzen içerisinde bu tablolardan yararlananların hizmetine sunmaktadırlar.
Mali
tablo düzenleme ilkelerine göre işletmeler durumlarını en anlaşılır açık
şekilde sunarlar. İşletmenin, işlem faaliyetlerinden kaynaklanan giderler,
ilgili muhasebe kayıtlarına yanlış yapılır ise tablolara da yanlış ve eksik
veya fazla yansıyacaktır. İdarenin esas amacı mali karın, yani vergi matrahının
doğru tespit edilmesi olurken yapmış olduğu kanunlarla buna ilişkin
sınırlamalar ve düzenlemeler yaparlar. Bu düzenlemeler mali tabloların oluşma
ilkelerini zedelemeden ve işletmenin gerçek durumunu yansıtacak şekilde
oluşmasının sağlanmamasını da amaç edinmektedirler.
Binek
otomobillerin gider kısıtlaması uygulaması yasallaştıktan sonra birçok muhasebe
sitelerinde kayıt uygulamaları, gelir tablosu ilkesine aykırı bir şekilde 689
DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-) hesabı kullanılarak, muhasebe
kayıtlarının yapıldığı gözlenmektedir. Binek otomobilleringider kısıtlaması
uygulaması nezdinde, gider kısıtlamalarının bir zarardan mı yoksa başka bir
uygulamadan mı kaynaklandığına dikkat çekmektir. Yanlış muhasebe uygulaması
yerine, doğrusunun mali tablo ilkeleri ve muhasebe uygulama tebliğ gereği DİĞER
OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR(-) hesabına değil, mali karın tespit
edilmesinden kaynaklandığını ve bu hesap içerisinde gösterilemeyeceğini
açıklamayaçalıştım.Yanlış uygulamaların düzeltilmesi, uygulayıcıların kanunlar
karşısında hata ile karşılaşmamalarına dikkat çekmek için yukarıda açıklanan
gerekçelerışığındadikkatlerine ve değerlendirmelerine sunmak istedim.
Dipnot:
[1]26.12.1992
tarih 21447 R.G, 1 Seri No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği
[2]
Çevirim içi; https://sozluk.gov.tr/ 15.03.2021
[3]
Çevirim içi; https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/452463 15.03.2021
[4]
Ertuğrul Kılıç, Yayınlanmak üzere olan “Vergi kanunlarına göre muhasebe
kayıtlarının uygulaması” adlı muhasebe kitabı çalışmasından alınmıştır.
[5]Bu
konuya ilişkin muhasebe kayıt örneği yapılmamıştır. Başka bir makale konusu
olarak incelenecektir.
[6]
Uygulamada ve günlük muhasebe işlemlerinde en çok bu konuyla karşılaşıldığından
örnekleme bu konuya ayrılmıştır.
Çevirim içi-(yayınlanmıştır):https://www.muhasebenews.com/binek-otomobili-gider-kisitlamasinda-uygulanan-yanlis-muhasebe-kaydi-uygulamalari/
06.11.2025