Özet
3568
sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu,
mesleğin görev alanını, sorumluluklarını ve yetkilerini açık biçimde
tanımlamıştır. Ancak son yıllarda Gelir İdaresi Başkanlığı ve Hazine ve Maliye
Bakanlığı tarafından geliştirilen dijital beyan sistemleri, ek bildirim yükümlülükleri
ve ani mevzuat değişiklikleri, meslek mensuplarının kanunen üstlenmediği pek
çok görevi fiilen yerine getirmesine yol açmıştır. Bu makale, kanuni sınırlar
ile fiili uygulamalar arasındaki uçurumu, angarya yasağı ve idari ölçülülük
ilkesi çerçevesinde tartışmakta; hem kamu otoritelerine hem meslek örgütlerine
yönelik çözüm önerileri sunmaktadır.
Anahtar
Kelimeler
3568
sayılı Kanun, Angarya, Dayatma, Vergi Beyannamesi, Mali Müşavirlik, Dijital
Vergi Uygulamaları, GİB, TÜRMOB
1. Yasal
Sorumluluktan Fiili Angaryaya
Mali
müşavirlik mesleği, Türk vergi sisteminin temel taşı niteliğindedir. 3568
sayılı Kanun’la, meslek mensuplarına yalnızca mükelleflerin mali defter ve
beyannamelerini düzenleme, mali tabloların doğruluğunu sağlama ve vergi kanunlarına
uygunluk denetimi görevleri verilmiştir. Ancak pratikte, kamu otoritelerinin
giderek artan dijital bildirim talepleri, tebliğ ve sistem değişiklikleri,
meslek mensuplarının yasada yer almayan birçok idari sorumluluğu da üstlenmek
zorunda kalmasına neden olmaktadır.
2.
3568 Sayılı Kanun’un Çizdiği Yasal Çerçeve
Kanuna
göre meslek mensuplarının görevleri üç ana eksende tanımlanmıştır:
•Defter
tutma, bilanço ve gelir tablosu düzenleme, beyanname hazırlama işlemlerini
yapmak,
•Mali tablo ve beyannamelerin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek,
• Mali danışmanlık ve denetim hizmeti vermek.
Yönetmeliklere
göre meslek mensupları mükellef adına yalnızca yetki belgesi verilmiş işlemleri
yapabilir, idare adına veri toplama, bildirim veya denetim görevi üstlenemez.
Bu hükümler, Gelir İdaresi’nin son yıllarda uyguladığı birçok bildirimin,
meslek mensuplarını kamu görevlisi gibi konumlandırdığını göstermektedir.
3. Kamunun Müşavirlere Yüklediği Yeni Roller
GİB’in
Dijital Vergi Dairesi, e-Defter, e-Fatura, e-Arşiv, e-Mutabakat gibi
sistemleri, ilk bakışta modernleşme örneği olarak görülse de, uygulamada şu
sonuçları doğurmuştur: tekrarlayan veri girişleri, sistem çökmesi nedeniyle son
gün yükümlülükleri, kayıt formatı değişikliklerinin ani yürürlüğe girmesi,
yazılım uyum sorunları ve manuel düzeltme zorunlulukları.
4.
Kamu, Mükellef ve Meslek Mensubu Arasındaki Dengesizlik
Kamu
otoritelerinin yükümlülükleri devretme eğilimi, iş sahiplerinin müşavirden 'her
şeyi yapan' kişi beklentisi, ücretlerin bu artan yükü karşılamaması ve
hatalarda tüm sorumluluğun mali müşavire yüklenmesi; 3568 sayılı Kanun’un
bağımsız meslek ruhuna aykırı biçimde fiilen bir kamusal angarya rejimi
yaratmıştır.
5.
Hukuki ve Etik Değerlendirme
Anayasa
md. 18 (Angarya yasağı), Anayasa md. 73 (Verginin kanuniliği ilkesi) ve 3568
sayılı Kanun md. 12 birlikte değerlendirildiğinde, idarenin mali müşavirlerden
yasada öngörülmeyen ek veri, belge veya beyan talep etmesi hukuken tartışmalı
hale gelir. Danıştay kararlarında da idarenin ölçülülük ve hukuki dayanaktan
yoksun işlemleri iptal edilmiştir.
Sonuç
Mali müşavirlik mesleği, 3568 sayılı
Kanun’un çerçevesinde kamu yararı gözeten, yüksek sorumluluk ve etik ilke
temelli bir meslektir. Ancak son yıllarda uygulamada ortaya çıkan tablo, bu
yasal görev tanımının ötesine geçen, hatta kimi zaman angarya niteliği
taşıyan yeni yükümlülüklerin meslek mensuplarına dayatıldığını
göstermektedir.
Bu makalenin ışığında öne
çıkan temel tespitler şunlardır;
1. Yasal Görev ile Fiili
Uygulama Arasındaki Fark Açılmıştır.
3568 sayılı Kanun, mali
müşavirin görevlerini “muhasebe tutmak, mali tabloları düzenlemek,
beyannameleri imzalamak ve danışmanlık yapmak” olarak tanımlar. Buna karşın
günümüzde meslek mensupları, vergi idaresinin teknik
eksikliklerini telafi eden, sistem arızalarını çözmeye çalışan,
mükerrer bilgi yükleyen ve sık değişen mevzuatla sürekli uyum sağlamak zorunda
kalan “fiili kamu görevlisi” konumuna itilmiştir.
2. Beyanname ve Bildirim
Yoğunluğu Mesleği Tüketmektedir.
Her ay 20’yi aşkın beyan
ve bildirim yükümlülüğü, özellikle aynı verilerin farklı formlarda
tekrar istenmesi nedeniyle meslek mensuplarının zaman, emek ve
psikolojik kapasitesini aşan bir yük yaratmaktadır. Bu durum, Anayasa’nın 18.
maddesindeki “angarya yasağı”na aykırılık tartışmalarını da gündeme
getirmektedir.
3.
Dijitalleşme, Verimlilik
Yerine Angarya Üretmektedir.
e-Defter, e-Fatura,
e-Arşiv, Dijital Vergi Dairesi gibi sistemler teoride kolaylık sağlamakla
birlikte, sık
sık yaşanan erişim hataları, format değişiklikleri ve mükerrer belge talepleri,
dijitalleşmeyi bir “vergi teknolojisi angaryası”na dönüştürmüştür. Bu durum,
meslek mensubunun asli görevini ikinci plana itmektedir.
4.Ani Mevzuat
Değişiklikleri Mesleki Uyumun Önüne Geçmektedir.
Resmî Gazete’de
yayımlandığı gün yürürlüğe giren tebliğ ve genelgeler, meslek camiasına uyum
için yeterli süre tanımamaktadır. Eğitim, yazılım ve teknik altyapı hazırlığı
olmadan yapılan bu düzenlemeler, hatalı beyan riskini artırmakta ve cezai
yaptırımlara yol açmaktadır.
5. Meslek Örgütleri Kamuoyu
Baskısı ile Hak Arayışını Güçlendirmiştir.
TÜRMOB ve SMMM odalarının
son dönemdeki ortak açıklamaları, dayanışma kampanyaları ve süre uzatımı
girişimleri, meslek bilincinin güçlendiğini göstermektedir. Ancak bu çabaların
kalıcı bir sonuç doğurabilmesi için idarenin karar süreçlerinde katılımcı
müzakere mekanizmaları oluşturulması zorunludur.
6. Teknik Altyapı ve İdari
Sorumluluk Arasındaki Dengesizlik, Mesleki Saygınlığı Zedelemektedir.
İdare, sistemsel arızalar
veya altyapı eksikliklerine rağmen yükümlülükleri aynen uygulamakta, bu nedenle
oluşan gecikmeleri meslek mensubuna fatura etmektedir. Bu durum, meslek etiğini
ve kamu güvenini sarsmaktadır.
7. Uluslararası
Karşılaştırmalar Türkiye’nin Sıkılaştırıcı Bir Model Benimsediğini
Göstermektedir.
Avrupa ülkelerinde uzlaşma ve müzakere süreçleri genişken, Türkiye’de asıl
vergi uzlaşma kapsamı dışına çıkarılmış, cezalar dahi
indirimsiz uygulanmaya başlamıştır. Bu eğilim, meslek mensubunun idari
süreçteki savunma alanını daraltmaktadır.
Bu tespitler ışığında, mesleğin
sürdürülebilirliği için atılması gereken öncelikli adımlar şunlardır:
·
Aynı verinin farklı beyanlarda tekrar
istenmesine son verilmesi,
·
Mevzuat değişikliklerinde makul süre ve
pilot uygulama zorunluluğu,
·
Teknik altyapı güçlendirilene kadar cezai
yaptırımların ertelenmesi,
·
Meslek odalarının dijital dönüşüm
süreçlerinde karar ortağı yapılması,
·
Angarya niteliğindeki görevlerin yasal
tanımdan ayıklanması,
·
Uzlaşma ve müzakere kurumlarının
uluslararası standartlara kavuşturulması,
- Meslek mensuplarının refahı ve toplumsal
saygınlığı için “gerçek anlamda mali tatil” uygulamasına geçilmesi.
Sonuç olarak, mali müşavirlik
mesleği bir kamu hizmeti niteliği taşımakta, ancak kamu idaresiyle kurulan
ilişki biçimi meslek mensuplarını asli görevlerinden uzaklaştırmaktadır.
Bu nedenle, vergi sisteminin dijitalleşme ve reform süreçleri yeniden
tasarlanırken, meslek mensuplarının yalnızca “uygulayıcı” değil, “katılımcı
paydaş” olarak görülmesi, hem mesleki etik hem de ekonomik
adalet açısından bir zorunluluk haline gelmiştir.
KAYNAKÇA
1. Mevzuat
Kaynakları
-
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanunu (RG: 13.06.1989, 20194 sayılı).
- Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
Yönetmeliği (RG: 26.01.1989, 20194 sayılı).
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (RG: 10.01.1961, 10703 sayılı).
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (RG: 28.07.1953,
8469 sayılı).
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982), md. 18, 73.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı Genel Tebliğleri
(2020–2024).
2. Yargı
Kararları
-
Danıştay 4. Daire, E.2022/1456, K.2023/2789, T. 11.07.2023.
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E.2021/372, K.2022/478, T. 15.06.2022.
- Anayasa Mahkemesi, E.2018/71, K.2020/15, T. 26.02.2020.
- Danıştay 7. Daire, E.2020/1529, K.2021/1974, T. 19.10.2021.
3. Bilimsel ve
Mesleki Kaynaklar
-
TÜRMOB (2023), Mali Müşavirlik Mesleğinin Dijitalleşme Süreci ve Uyum
Sorunları, Yayın No: 47.
- Kılıç, E. (2024), Vergide Gri Alan: Kasa Adatlandırması Artık
Netleştirilmeli,
-
Öz, C. (2022), Meslek Mensuplarının İdari Sorumlulukları ve Angarya Yasağı,
Mali Çözüm Dergisi, Sayı 180.
- GİB (2024), Dijital Vergi Dairesi Uygulama Rehberi.